BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE EMZİRME

12 Şubat 2019

Anne adaylarının en merak ettiği ve endişeli olduğu konulardan biri ise emzirme. Emzirme için izlenen sayısız video ve onlarca eğitim alsanız da ‘esas’ an için içinizde ki kelebekler kıpır kıpır. İşte o an geldi çattı. Miniğinizi kucağınıza verdiklerinde hemşireler yardımıyla ilk emzirmenizi tamamladınız. Peki, daha sonrasında sizi neler bekliyor öğrenmek için okumaya devam edin…


Emzirmeden önce

Hassas olan bebeğinizin her türlü mikroba açık olabileceğini unutmayarak emzirmeden önce ellerinizi yıkamalısınız. Hatta meme başı ve çevresini suyla temizlemeyi ihmal etmeyin. Daha sonrasında emzirmek için rahat ve ılık bir ortamda, sırtınızı yaslayabileceğiniz ve gerek olursa ayağınızı koyacağınız yükseltili bir yer seçebilirsiniz. Emzirme koltukları da bu süreç içerisinde size yardım edebilir. Emzirirken anne ve bebeğin mutlu ve huzurlu olması oldukça önemlidir. İkisi arasında kurulacak göz kontağı emzirme anının kalitesini arttıracaktır.

Emzirme pozisyonları

Kucakta emzirme pozisyonu her yerde görülen klasik bir pozisyondur. Koltuğunuzda rahatça otururken bebeğinizin kafasını kolunuzun üzerine doğru koyun. Bebeğinizin kafasını meme hizasında tutmak için bir yastıkla destek yapabilirsiniz. Elinizle bebeğinizin poposunu ya da üst bacağını destekleyin. Yatarak emzirme özellikle gece emzirmeleri için idealdir. Başınız yastıkta olacak şekilde yan yatın ve bebeğinizi meme ucu hizanıza gelecek şekilde tutun. Rahat ettirebilmek için yine yastıkla destekleyebilirsiniz. Sırtını kavrayarak emzirme ise sütün tam gelmediği ve göğüslerinizin ağır olduğu zamanlarda bu pozisyona başvurabilirsiniz. Bu pozisyonda bebeğiniz sütünüzü emerken çenesiyle memenize masaj yapar ve süt kanallarından bebeğinize doğru bir akış olur. Dik oturmak bu pozisyon için ise bir püf nokta. Bebeğinizin kafası avuç içinde olmalı ve ayakları yukarı doğru olmalıdır. Ayrıca, sırtını da kolunuzla desteklemelisiniz. Pozisyonlardan da önemli ne olursa olsun, bebeğiniz meme ucuna ulaşması için kafasını çevirmemesi gerekir. Yani, her zaman meme ucuna kolaylıkla ulaşmalıdır yoksa tam olarak yutkunamaz. Doğru pozisyonda olmayan bebeğiniz sadece meme ucunuzu emecektir ve zamanla meme ucu çatlağı yaşama riskiniz artacaktır.

Yeterli besleniyor mu?

Uzmanların da dediği gibi bebeklerin ilk 6 ay anne sütü ile beslenmesi onların gelişimleri ve bağışıklık sistemi için oldukça önemli. Eğer yeterli sütünüz yoksa üzülmeyin. Doktorunuz size gerekli ek gıdalarla yol gösterecektir. Doğumdan sonra ilk 30 veya 60 dakika içerisinde ilk emzirme gerçekleştirilir. Bebeğinizin ilk günlerinde ise her ağladığında ya da istediğinde emzirmeniz gerekmektedir. Daha sonraki günlerde ise gündüz 2 saatte 1, gece 3 saatte 1 olarak değişim gösterir. Sütünüzün bebeğiniz için yeterli geldiğini kilo alımlarından anlayabilirsiniz; aylık 600-1200 gram arası kilo alımı bebeğinizin iyi beslendiğini gösterir. Ayrıca, bebeğinizin yeterince beslendiğini idrarının açık ve kokusuz olmasından, ilk haftalarda sık sık kaka yapmasından, emzirirken yutkunmasından anlayabilirsiniz.

Emzirme döneminde anne neler yenmeli?

Bebeğiniz artık bedeninizin içinde olmasa da verdiğiniz anne sütüyle hala sizin beslendiklerinizle büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Bu yüzden yediklerinize hem kendiniz hem de bebeğiniz için dikkat etmekte fayda var. Peki nasıl beslenmeliyim diyorsanız işte cevapları… Anne sütünün yüzde 87’sinin sudan oluştuğunu düşünürsek bu dönemde annelerin gerçekten suya ihtiyacı olduğunu fark edersiniz. Her emzirmeden sonra içeceğiniz 1-2 bardak su bu dengeyi size sağlayacaktır. Hurma, rezene çayı, ısırgan otu çayı, dereotu gibi sütü arttırıcı özellikleri bulunan besinleri günlük beslemenize ideal miktarlarda ekleyebilirsiniz. Protein sağlayan besinleri (yumurta, et) ve kalsiyum deposu olan besinleri (süt, yoğurt ve peynir) tüketmeye özen gösterebilirsiniz. Salam, sucuk ve sosis gibi işlenmiş gıdalardan bu dönemde uzak durmanız hem sizin hem de bebeğiniz için iyi olacaktır. Doğum sonrası kilo vermek için şok diyetlerden kaçınmalısınız çünkü bu gibi vücudu şaşırtan diyetler süt üretiminizi azaltabilir. Doktorunuzla birlikte belirlediğiniz bir beslenme planı uzun vade de daha faydalı olacaktır.

Emzirmeyi nasıl bırakabilirsiniz?

Emzirme anne ve bebek arasında duygusal bir bağın oluşmasını sağlayan öğelerden biridir. Bu yüzden ani şekilde kesilen emzirme dönemi çocukta travmatik sonuçlara yol açabilir. Bu yüzden emzirmeyi adım adım kesmek gerekir. İlk olarak öğle öğünüyle başlayabilir, en son gece öğünüyle sonlandırabilirsiniz. Bebeğiniz emmek istediğinde onun ilgisini başka yöne çekebilirsiniz. Emzirme sayısını azaltırken, emzirme sürelerini kısaltmaya da çalışın. Tatil, annenin işe başlaması gibi bebekte ekstra stres yaratabilecek durumlarda emzirmeyi kesmemek ve günlük rutin içinde bu ayarlamaları yapabilirsiniz.

Ek Gıdaya Geçiş

Yaşama yeni adım atan minik bebeğiniz için beslenme oldukça önemli. Gelişimini sağlıklı sürdürebilmesi için doğru zamanda doğru besinler alması gerekiyor; gücünü ve enerjisini beslenmeden sağlayacak nede olsa. Hayatının ilk 6 ayını anne sütüyle geçirecek olan bebeğinizi sonraki süreçlerde neler bekliyor bir göz atalım isterseniz… Bebekler doğdukları andan itibaren ilk karşılaştıkları besin anne sütüdür. 6. aya kadar olan süreçte anne sütü bebeğinizin ihtiyacı olan enerji ve gereksinimlerini buradan sağlayacaktır. Doğumdan sonraki ilk 20 gün sonunda eğer bebeğinizde 500 gramlık bir ağırlık artışı gözlemleniyorsa bu sütünüzün onun için yeterli olduğuna işarettir. İlk günlerde yaşanacak olan kilo kaybına kulak asmayın ve 20 gün sonra bebeğinizin esas kilosunu baz alın. Eğer yeterli gelmiyorsa doktorunuza danışarak duruma çözüm getirebilirsiniz.

Bebeğinizin ek gıdaya hazır olduğunu nasıl anlarsınız?

Her bebeğin gelişim seyri farklıdır ve ek gıdaya geçişlerde de bu durum diğer bebeklere göre farklılık gösterebilir. Peki, bebeğimin ek gıdaya ihtiyacı olduğunu nasıl anlarım sorusunun cevabı ise yine onda saklı. İlk olarak, emme sırasındaki güçlü şekilde emmesi (sanki su içiyor gibi) bir işaret olabilir. Buna ek olarak ağzına verilen yiyecekleri dışarı atma refleksinin kaybolması, çiğneme hareketleri yaparken daha kontrollü olması, başını kolayca dik tutması, bir nesneyi parmaklarıyla tutabilmesi, diş çıkarması ve siz yemek yerken sizi takip etmesi gibi farklılıklar ek gıdaya geçmek için hazır olduğunu gösterebilir.


Ek gıdaya nasıl geçilir?

Yeni bir şeyler denemek ve öğrenmek her zaman başta çekinceyle karşılanır. Bu durumu göz önüne alarak bebeğinize ek gıdaya alıştırmaya başlamalısınız. Adapte olma sürecinde başta küçük miktarlarla başlayabilirsiniz. Bebeğinize vereceğiniz kaşığından boyutu büyüt değil tatlı kaşığı ölçüsünde olmalıdır; özellikle yeni denenecek bir besin ise. Yemek yedirirken ayakta değil kucağınızda ya da mama sandalyesinde olması oldukça önemli. Yoksa yemek borusuna kaçma riski artar. Vereceğiniz yemek ne çok soğuk ne de çok sıcak olmalıdır. Ilık olan yemeğe bebeğinizin uyum sağlaması ve sevmesi daha kolay olacaktır. Bu süreç içerisinde sabırlı olmalısınız; hızlı yenen yemekler bebeğinizde karın ağrılarına ve kusmalara neden olabilir. Bu yüzden her öğün için 20-30 dakika ayırın. Eğer yemeği beğenmediyse birkaç gün sonra sevdiği yemekle birlikte verip tepkisini ölçebilirsiniz. Açken yeni besin kesinlikle vermeyin. Kim daha önce tadını bilmediği bir şeyi yemek ister ki? Biraz anne sütüyle besledikten sonra yeni tatları keşfetmek ona daha eğlenceli gelecektir.


Ek gıda tüketimi nasıl olmalı?

Ek gıda tüketimi, 6. aydan sonra anne sütünün bebeğe verdiği enerji yüzde yüz orandan daha azdır. Bu yüzden anne sütünün yanı sıra verilecek ek besinler bebeğin ihtiyacını karşılayacaktır. Ek gıda seçiminde ise domates, fıstık, bal gibi alerjen olan gıdalardan uzak durulmalıdır. Ek gıda ilk olarak 6. ve 7. aylarda verilen besinler yumuşak ve ezme kıvamında, 7. ve 8. aylarda çok pütürlü olmayan gıdalarla devam edilmelidir. Eğer bebeğiniz zamanla çiğneme yetisini kazandıysa püre şeklindeki yiyeceklere geçiş yapabilirsiniz. Daha sonraki 8. ve 12. aylarda ise çatalla ezilmiş püre halindeki besinlere geçilmelidir. Bebeğiniz 1 yaşına geldiğinde ise artık aile yemeklerini sizinle birlikte yiyebilir.


Ek gıdaya geçişte öğün sıklığı

Anne sütünün verdiği enerji bebek geliştikçe azalmaya başlayacak ve daha fazla besine ihtiyaç duyacaktır. Bu nedenle, bebeğin beslenme dengesinde aydan aya değişimler olmaktadır. 6. ve 8. aylarda ek gıda için ayrılan öğün sayısı 2-3 iken, 9. ve 11. aylarda 3-4’tür. 12. ve 24. aylar arasında da öğün sayısı 3-4 olmalıdır. Eğer öğünlerdeki besinin enerji yoğunluğu düşükse veya bebek yeterli derecede anne sütü alamıyorsa öğünler arttırılıp azaltılabilir.

Dikkat edilmesi gereken besinler

Anne sütüyle birlikte yola ek gıdalarla devam eden bebeğinizin beslenmesinde sakıncalı besinler bulunmaktadır. Tuz, daha böbrek sistemi gelişmemiş bebeğinizin vücuduna ayrıca bir yük olacaktır. Bebeğinizin yemeklerine tuz katmayarak böbrek sistemine dost bir yemek hazırlayabilirsiniz. Bal alerjen içerikli bir besin olduğu için 1 yaşına kadar uzak durulmalı. Aynı zamanda inek sütü de 1 yaşından sonra bebeklere verilmesi önerilir çünkü sindirim sistemi inek sütünü tam anlamıyla sindiremiyor. Bebekler için verilmemesi gereken önemli gıdalardan biri de şekerdir. Şeker hem faydalı besin grubuna girmezken hem de bebeğinizi vücudunu yoran, iştahsızlığa yol açan ve dişlerde çürüme riski yaratan bir gıdadır. Ek gıdaya geçişte kaçınılması gereken besinlerle ilgili daha detaylı bilgi için doktorunuza danışabilirsiniz.

YORUM YAP