X
Bebeğim büyüyor! Büyüklerin sözü kulağımıza çalınmıştır hep: “Doğan bebek, büyür…” Tabi iş tatbik etmeye gelince bu ‘büyüme’ kısmı biraz sancılı olabiliyor. Evet, bir yandan nefis bir mucizeye tanıklık ediyorsunuz; daha dün karnınızda tekme atarken, işler ne ara altını değiştirirken gerçek tekme boyutuna geçti inanılır gibi değil. Peki biz bu büyüme bölümünde size nasıl fayda sağlayacağız dilerseniz ondan bahsedelim biraz. Sizin için şahane içerikler hazırladık. Önce aylara göre bebek gelişimi ile neler yaşayacağınıza değindik, ardından anne sütünün öneminden dem vurduk, sonra emzirmeden bahsettik. Yetti mi, yetmedi! Bebeğinizin sağlıklı ve sosyal bir çocuk olması için öneriler vermeden geçemezdik. Hele o minik gözlerin uyku düzeni yok mu, buna dair de birkaç sözümüz olmalıydı, oldu. E tabi bu kadar konuşmuşken ağzımızın tadı da yerine gelsin dedik. Bebeğinizin minik damağına layık şahane mama tarifleri hazırladık. Diyeceğimiz o ki size şahane haberlerimiz var; hepsi birbirinden faydalı, hepsi birbirinden renkli. Hem size dememiş miydik? “Doğan bebek, büyür…”
Keyifle okumanız dileğiyle…
Dile kolay, onca ay… Gün geldi uykuya hasret kaldınız, gün geldi mideniz ile hayli haşır neşir oldunuz. Sahi neydi o durup dururken burnunuza gelip midenizi alt üst eden koku? Keyifli yanları da yok değildi laf aramızda. Gece vakti ‘iddialı’ aşermeler ile azıcık da naz pek iyi geldi sanki; e bünye arada istiyor tabi. Öyle, böyle, şöyle derken günler ayları kovaladı ve şimdi kucağınızda minicik bir ‘dünya’ size bakıyor hevesle büyümek için. Bu keyifli günlerde size eşlik etsin diye harika bir yazı dizisi hazırladık sizin için. Aylara göre bebek gelişiminde sizleri bekleyenleri tek tek yazdık. Şimdi yaslanın koltuğunuza, uzatın şöyle bir güzel ayaklarınızı… Evet sevgili anneler, hazır mıyız?
  • 1. Ay Bebek Girişimi Durun daha yeni başlıyoruz. Bu ay cicim ayı, henüz bebeğiniz ile yeni tanışıyorsunuz. Her ne kadar sizi görebildiği göz açıklığı az olsa da koyu renkler ilgisini çeker. Görme duyusu henüz gelişmemiş olsa da insan seslerine karşı duyarlıdır. Günde 4-5 kez kaka yapabilir ki bu da onu yeteri kadar ve güzel beslediğiniz anlamına gelir. İshalden gözünüz korkmasın, anne sütü ile besliyorsanız bu doğal bir sonuçtur. Poposu aktif bir biçimde çalışırken (!), size gülücük atmayı da ihmal etmez. Kendiliğinden gülümseyebilir, sırt üstündeyken yana dönmeye çalışabilir ya da parmağını emmeye çabalayabilir. Emzirmeyle ilgili de bir notumuz var. Bebeğinizi 2-3 saatte bir emzirmek zorundasınız diye bir kural yok. Bu durum, emzirme zamanlamasına göre değişkenlik gösterebilir, doktorunuz doğru bilgiyi verecektir. Emzirdikten sonra bebeğiniz ağlamaya devam ediyorsa da telaşa kapılmayın; ağlaması aç olduğu anlamına gelmez. Gaz sancısı çekiyor olabilir. Bu arada meme değişikliğinde bebeğinize bir gaz molası vermeyi unutmayın. Üst üste emmek yerine, diğer memeye geçmeden önce gazını çıkartmak hem iştahını açacak hem de rahatlatacaktır.
  • 2. Ay Bebek Gelişimi Koyu renklerin hakim olduğu görsel dünyası, artık pastele yönelebilir. İlk aya oranla renkleri daha canlı görebilir. İşitme duyusu geliştiği için, sesleri artık daha net ayırabilir. Kendi kendine çıkardığı sesler çok hoşuna gideceğinden, bunu sürekli tekrarlayabilir. Yalnız mucize beklemeyin, bebek birden bütün alfabeyi çözüp anne baba demeyecektir, bunun için azıcık daha zaman lazım. Gündüz uykuları daha az olabilir, artık geceleri daha uzun uyuyabilir. Ellerini keşfeder! Önüne bir cisim koyduğunuzda elleri ile onu tutmaya çalışabilir. Artık eviniz gülücük ve sevinç çığlıkları ile dolabilir. Kendi sesini duymaya bayılacağından, durup durup basabilir çığlığı. Bu arada annesinin sesini artık net olarak ayırt edebilir. Bir sıfır öndesiniz babasına göre, laf aramızda ama! Her ne kadar bol bol gülücük atsa da ağlamalar da bebekliğin şanındandır. Ağladığı durumlarda kucağınıza aldığınızda muhtemelen sakinleşecektir. Emzirirken her iki memenizden de sırayla emzirmekte yarar var, diğeri tamamen bitmeden ötekine geçmeyin. Memenin sonundaki süt, asıl besleyici olandır. Bu da aklınızda olsun…
  • 3. Ay Bebek Gelişimi Bu ayın en güzel haberini vererek başlayalım yazımıza. Bu ay bebeğiniz artık daha az ağlayacak çünkü artık dış dünyaya olan merakı daha fazla. Tatlı mutluluk çığlıkları tam gaz devam ederken artık başını ve gövdesini daha rahat hareket ettirebilir. Biraz da asabiyiz sanki bu ay; yalnız bırakıldığında sinirlenebilir ve tepkisini hemen gösterebilir. Asi bebeğinizin elleri ile arası hayli iyidir. İki elini birbirine kavuşturup kavuşturup kendini inceler. Bu ay tutma refleksi de gelişir, o minicik parmakları oyuncakları kavramaya niyetlenebilir. Artık devir yuvarlanma devridir! Koskoca 3 ayın sonunda artık yatağında kendi kendine yuvarlanabilir. Bu dönemlerde artık oyuncak seçimlerine de yönelebilirsiniz. Yumuşak ama farklı dokularda oyuncaklar ile doku hafızasını geliştirebilirsiniz. 3 aylık bebekler için 3 saatte bir emzirmek iyi olabilir ancak doğru bilgi için elbette doktorunuza danışmanızda fayda var. Uyku düzeni artık oturmaya başladı; sabahları erken uyansa bile gündüz öğleden önce ve öğleden sonra yine uyuyacaktır. Bu aralar bulduğu ne varsa ağzına götürmeye çalışabilir. Halının üzerinde ya da ulaşabileceği yerlerde bir şeyler bırakmamaya dikkat edin.
  • 4. Ay Bebek Gelişimi Duyguların sere serpe olduğu bir döneme hoş geldiniz. Artık kartlarını açık oynar; mutluysa güler mutsuzsa vay halinize. Elindeki ya da yakınındaki oyuncağı almanıza karşı çıkabilir, elinde ne varsa ağzına sokmaya çalışabilir. Ayaklarını keşfettiği şu dönemde, onu ayaklarıyla oynamaya çalışırken görebilirsiniz. Koyu renk ve pastel tonlardan oluşan görme yetisi artık tamamlanır, her şeyi çok net görebilir. Bu arada ilk minik sincap diş de çıkabilir, aklınızda olsun. Bu ay bebeğinizin uyku saatleri de düzene girecek. Gece uykuları nereden baksanız 10 saate çıkabilir. Tabi size de gün doğuyor bu durumda, yastığa az mı hasret kaldınız! Hani diş çıkarmalardan bahsetmiştik ya… Buna dair birkaç notumuz var. Diş çıkarma belirtileri olarak ağız sulanması ve beraberinde yüzde bazı döküntüler olabilir. Gecenin bir yarısı ağlama krizleri ya da huzursuzluk da olabilir. Böyle durumlarda hiç panik yapmadan, sakin sakin karşılayın bu durumu. Diş bu, kimsenin damağında kalmaz; o veya bu şekilde bir yerden patlayıp özgürlüğünü ilan edecektir. Kendinizi üzmeyin.
  • 5. Ay Bebek Gelişimi Kim derdi ki gün gelecek sizi biberon ile aynı kefeye koyacak! Sütünü esirgemediğiniz bebeğiniz, bir sizi görünce bir de biberonu görünce heyecanlanacak. Çünkü artık her şeyin bilincinde, neyin ne zaman geleceğini gayet iyi biliyor. Evdeki mutluluk çığlıkları devam ederken, dik oturduğunda artık başını düz tutacak kıvama geldi. İnsan sesine tepki verebilir, sesin geldiği yöne doğru şaşkın bakışlarıyla göz atabilir. Tabi bu arada ilginin fazlasıyla onda olduğunun da farkında; ilginin azaldığını fark ettiği anda dikkat çekmek için gürültü çıkarabilir. Şimdi sizi ümitlendirmek istemeyiz ama bir ihtimal adını duyunca bakabilir. Bu dönem eğer sürekli ağlıyorsa, sakin ve dingin bir ses ile onunla konuşmayı deneyin. Bu sakinlik ona da iyi gelecektir. O artık oyun bebeği. Onunla oyun halısı üzerindeyken oyunlar oynayabilirsiniz. Örneğin halıya bir oyuncak koyabilir sonra ona uzanmasını sağlayabilirsiniz. Bakmayın siz minik olduğuna, konu oyuncaksa o eller nasıl da hızlı hareket eder! Ara ara kitap okumaya ne dersiniz? İlgisini çekebilir. Bu arada dışarı çıktığınızda ona kedi, köpek artık ne varsa tanıtabilirsiniz. Bakmayın 5 aylık olduğuna, o artık her şeye hakim!
  • 6. Ay Bebek Gelişimi 5. ayın son cümlesine bir bakın, ne demiştik “O artık her şeye hakim.” Altıncı ayın sonunda bu dediğimizin doğruluğu ile karşınızdayız. Bebeğiniz artık düşürdüğü ya da fırlattığı oyuncağın arkasından akıbetine bir süre bakabilir, olaylar silsilesinde mantıklı bir netice aramaya başlayabilir. Tanıdığı kişilere gülücükler saçar, onlarla oyunlar oynar. Ve beklenen an; anne, baba, dede gibi kolay söylenebilir kelimeleri tek tek heceleyebilir. El çabukluğu ondan sorulur, bir elinden ötekine nesneleri kolayca geçirebilir. Saçlara meraklı olabilir, bu ara saçlarınızı toplamanızda yarar var. Bu dönem, artık bebeğiniz için ek gıdaya geçiş dönemi olabilir, doktorunuz sizi yönlendirecektir. Eğer ek gıdaya geçişi uygun bulursa muhallebi, ev yapımı yoğurt, elma, muz, şeftali ya da armut gibi meyvelerin pürelerini verebilirsiniz. Bebeğiniz artık yeni bir sürece başladığından, bu dönemde gıda alerjileri olabilir. Bu yüzden dikkat edip, bebeğinizi daima gözlemlemelisiniz.
  • 7. Ay Bebek Gelişimi Hanimiş burnu, hanimiş saçı dönemi ile karşınızdayız. Bu aralar vücudunu tanıma yolunda ilerleyebilir. Burnunu, ellerini, gözlerini anlatabilirsiniz. Ellerini çırpıp, el sallayacağı bir dönem. Sebebi bilinmiyor ancak ayak parmaklarına hayran olabilir. Ayak parmaklarına sürekli bakabilir, ayaklarını ağzına sokmaya çalışabilir. Bu ay aynı zamanda isyan ayı olabilir. Elindeki oyuncağı almaya kalktığınızda ne demek istediğimizi uygulamalı olarak görebilirsiniz. Gerçek anlamda olmasa da ufak ufak emekleme belirtileri gösterebilir. Serbest kelebek misali kendi emekleme stilini geliştirebilir. Genelde sonunda popo üstü oturmak olsa da emeklemek bir sanattır ve her bebeğin emekleyişi farklı olabilir. Kendi halinde emeklemesine izin vermekte yarar var. Hangimiz ‘ce-eee’ ile büyümedik ki? 7 aylık bebeğinizle oynayabileceğiniz geleneksel oyunlardan biri yüzünüzü kapatıp ‘ce-eee’ yapmak olabilir. Bu dönemde bebeğiniz artık masada yerini alabilir. Mama sandalyesine oturtup eline kemirilmeye müsait bir gıda verebilir ve hep birlikte oturabilirsiniz. Bu arada hatırlatalım. Uzmanlara göre bal ve inek sütü 1 yaşından önce verilmemeli. Yine aklınızda olsun çilek, alerjik reaksiyona neden olan tehlikeli meyvelerden.
  • 8. Ay Bebek Gelişimi Bakmayın 8 aylık olduğuna, artık bebeğinizin gündeminde daha ciddi meseleler var. Bilinç denen kavram ile tanıştı. Özellikle bazı kelimeleri bilinçli bir şekilde söylemeye çalışır. Ulaşamayacağı oyuncak, onun için bebek işidir; uzanmaya çalışır ve hedefi başarabilir. Duyduğu seslere yönelebilir ve bağırarak ses çıkartma eylemi son sürat devam eder. Sohbet dönemine geçmiş bulunuyorsunuz artık; özellikle banyo sonrasında ya da birlikte geçirdiğiniz anlarda onunla konuşabilirsiniz. Uyku düzeni ile ilgili olarak bunu söylemek istemezdik ancak gece uykusunda birazcık azalmalara olabilir. Gecenin ortasında uyanabilir ve birden ağlayabilir. Böyle durumlarda panik yapmadan, durumu sakin karşılayın. Sonrasında uykuya kaldığı yerden devam edecektir.
  • 9. Ay Bebek Gelişimi Geldik 9. aya… Çok dikkatli olmanız gereken bir dönemdesiniz. Artık kendi başına emekliyor, bir yere tutunarak ayakta durabiliyor. Zaten o minik eller kıpır kıpır biliyorsunuz, haliyle oyuncakları tutmak artık ayrı bir keyif. Oyuncak demişken, üst üste dizilen oyuncaklar eğlenceli olabilir onun için. Birbirine çarpınca kırılmayan oyuncakları tercih etmekte yarar var malum eller çok aktif. 9. ayda özgürlük bebeğinizi çağırıyor olabilir. Özellikle yemek yerken kendi bağımsızlığını ilan etmek istiyor olabilir, kaşığı elinizden almaya çabalayabilir. Yemek zamanını inatlaşma haline getirmemek için yavaşça ona kendi kendine nasıl yemesi gerektiğini öğretebilirsiniz. Uyku düzeninden de bahsedelim kısaca. Gece uyanmaları azalmış olabilir ancak gündüz uykularında biraz sorun yaşayabilirsiniz. Artık uyku düzenini değiştirmek isteyebilir. Uygun bir rutin için yeniden planlama yapmanız gerekebilir.
  • 10. Ay Bebek Gelişimi Ooo işin rengi değişti, bebeğiniz için hareketlenme zamanı! Artık bu ay ciddi ciddi bir yerlere tutunup kendi kendine kalkmaya başladı. Hele bir oyuncağını elinden almaya kalkın, ciddi bir bebek inadı ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Ayakta kalma süresi 5 saniyeyi zor geçse de minik burnundan kıl aldırmaz tabi. El sallayabilir, alkış yapabilir. Hayır kelimesini az çok anlayabilir ya da bir şeyi yapmaması gerektiğini algılayabilir. Geri gelelim uygular mı? Nadir! Çünkü o özgür bir bebektir, kendine ait kuralları vardır. Pardon ama bilelim lütfen! Bu aralar onunla sürekli konuşabilirsiniz. Sizi dikkatle dinleyecektir. 10 aylık bebekte anne sütü hala çok önemli. Yanı sıra ek gıda da. Önemli olan bebeğin dengeyi iyi kurabilmesi. En doğru bilgi için zaten doktorunuz sizi yönlendirecektir.
  • 11. Ay Bebek Gelişimi 1 yaşına son bir kaldı. 11. aya gelen ve günden güne gelişen bebeğinizi bu ay yine çok sempatik durumlar bekliyor. Tay tay tay tabir ettiğimiz minik yürümeler artık başlayabilir. Eşyalara tutunarak yavaş yavaş yürümeye başlayabilir. Anne, baba, dede gibi minik hecelememeleri tekrarlayabilir, anlamını bilmiyor olsa da. Artık kendi kendine biberon tutabilir, içebilir. Sevdiği insanları tanır ve onlara ilgi gösterebilir. Düşmeden ayakta bile durabilir, 11 aylık artık o! Sünger kıvamında her bilgiyi emmek üzerine hali hazırda bekleyen bir beyni var. Söyleyecekleriniz çok önemli yani. Ona her şeyin adını söyleyin. Hemen size karşılık vermese de her birini hafızasına attığına emin olun. Teknoloji bebeği olmasından dolayı etrafındaki her şey ilgisini çekecektir. Özellikle tablet, televizyon, telefon gibi eşyaları uzak tutmayı ihmal etmeyin. Bir süre kıyameti koparıp onlara ulaşmak isteyebilir ancak oyalayacak başka şeylere yöneltmekte fayda var. Biraz da beslenmeden bahsedelim mi? Artık bu ay, sizin yediğiniz besinlerin tuzsuz ve baharatsız versiyonunu yiyecek kıvamdadır. Meyveleri püre haline getirmeden eline verebilir ve kendi halinde yemesini sağlayabilirsiniz. Artık bebeğinizin gündüz uykusu daha kısa olacaktır. Gece uykusu 10 saati bulabilir. Uyuyamadığı durumlarda ılık ve rahatlatıcı bir banyo yaptırabilirsiniz. Bu, uykuya geçişini hızlandıracaktır.
  • 12. Ay Bebek Gelişimi Ve geldik 12. aya. Bebeğiniz artık seneyi devirdi, kocaman oldu! O artık bir çekmece canavarı. Aman açıkta bir çekmece görmesin, aman boşta sepet yakalamasın. Karıştırmaya bahane arayan bebeğiniz için eğlenceli, sizin için de tedirgin bir dönem yani. Tek elini tuttuğunuz zaman artık adım atabilir. Anne nerede diye sorulduğunda dönüp size bakabilir, mendilleri hazırlayın! Sizden ayrıldığında ağlayabilir, hüzünlenebilir. Kendine özgüveninin de arttığı bir dönem, daha doğrusu gelişmeye başladığı. Bu nedenle gözetim altında tutmak koşulu ile onu bazı zamanlar serbest bırakabilirsiniz. Böylelikle kendine ait riskleri alabilir ve daha özgüvenli olabilir. Bu dönem bir sabır testinden geçiyor olabilirsiniz. Her ağladığında hemen yanına gitmek yerine biraz sabretmeyi öğrenmesini sağlayabilirsiniz. Bebeğiniz çok hareketli olduğu için kilo alımı istediğiniz gibi olmayabilir. Endişelenmeyin o artık bir oyun çocuğu adayı. Hareketleri arttıkça, kilo alımı da ona göre dengelenecektir. 12. ay itibari ile artık çatal ve kaşık kullanımına da geçebilir. Birilerinin yardımı olmadan yemek yemeğe çalışabilir ya da isteyebilir. İşte bunlar hep 12 aylık meseleler.
  • 13. Ay Bebek Gelişimi Küçük kaşif iş başında! Artık evin içindeki her yer, onun keşif alanı. Kendi bardağından su içebilir, istediği nesneyi eliyle işaret edebilir. Karalama gibi garip çizimler için oldukça iddialıdır; anlamı olmayan ama onun için çok şey ifade eden çizimler yapabilir. Yeni yeni keşfettiği dünyaya olan yoğun ilgisinden dolayı hoplamak, zıplamak, ortalığı karıştırıp tozu dumanı birbirine katmak varken, yemek yemek ona pek cazip gelmeyebilir. Bu durumda uçan köfteler, yüzen makarnalar dönemi başlıyor olabilir. Sakın çocuğum yemiyor diye ümitsizliğe kapılmayın, bu dönem bunlar yaşanabilir doğaldır. Gelelim uyku düzenine. Gündüz uykuları 15 dakika kadar az bile olabilir. Eskisi gibi uykucu olmayabilir. Dediğimiz gibi, karıştırılacak çok çekmece var; şimdi uykunun sırası değil!
  • 14. Ay Bebek Gelişimi O artık kendi bedeninin hakimi! Size tutunmadan bağımsız olarak ayakta durabilir. El sallamak, en favori aktivitelerindendir. Eğilebilir, yere düşen bir şeyi popo üstü devrilmeden alabilir. Azıcık da olsa birkaç kelimeye dili dönebilir bu dönem. Artık ‘hayır’dan anlıyor ve bu kelime hiç işine gelmiyor. Hal böyle olunca sabır gösterme işi de siz ebeveynlerin üstüne düşüyor. Huzursuzlanabilir, istediği olmadığı için ağlayabilir. Ona bazı şeyleri dikte etmek yerine, daha yumuşak cümlelerle onu ikna etme yoluna gidebilirsiniz. Artık bir oyun çocuğu diyebiliriz. Oyun parklarına götürebilirsiniz; sallanmak ya da kaydıraktan kaymak onu mutlu edecektir. Öğrenmeye ve keşfetmeye başladığı şu dönemde, kuralları birlikte koyabilirsiniz. Örneğin dağıttıklarını beraber toplayabilir, onu güzel sözlerle bazı istemediğiniz şeylere ikna edebilirsiniz. Tatlı dil ve diktesiz olduktan sonra, iletişiminiz daha da iyi olacaktır. Bu arada oyunun oldukça önemli olduğu aylardan biri 14. ay. Problem çözme becerilerinin gelişmesi, sosyal beceriler edinmesi, alışmaya çalıştığı dünyayı daha iyi tanıması, dil gelişimi açısından oyunlar oldukça etkili. Oyun oynamak, çocuğunun yaratıcılığını geliştirmesi bakımından da oldukça önemli. Bu nedenle oyun oynamayı arttırmanızda yarar olabilir. Bu, ilerleyen dönemlerde büyük fayda sağlayacaktır.
  • 15. Ay Bebek Gelişimi Geldik 15. aya… Bu dönem biraz inatlaşma ile geçebilir. Artık kendi meziyetlerini bir bir keşfettiği için, bol ‘hayır’lı cümlelerle buyruk altına girmek zorlayabilir. Yavaş yavaş koşmaya başlayabilir, bardaktan suyu rahatça içebilir. Az da olsa birkaç kelime kullanabilecek kapasitededir. Sizinle oyun konusunda da daha aktiftir. Tabi bu aktiflik, zaman zaman inatlaşma ile de sonuçlanabilir. Ancak iyi haber, kurallar konusunda biraz daha uyumludur. Artık sizin çizdiğiniz kurallara karşı biraz daha dinleyicidir. Taklit yeteneği de gelişmek üzeredir, rol model alır ve taklit etmeye bayılır. Bu aylarda artık kendisini tanımaya başlar. Örneğin bir ayna tutabilir ve kendini incelemesine izin verebilirsiniz. Sürekli olarak bir şeyler görüp şaşırması, sizi de çok eğlendirecektir.
  • 16. Ay Bebek Gelişimi Artık motor gelişimi hızla ilerliyor, kendini keşfettikçe öz bakım becerileri de gelişecektir. Özellikle yeme içme, diş bakımı derken artık kocaman bir çocuk olma yolunda ilerliyor. Bu ay bazı endişeleri de beraberinde getiriyor olabilir. Bunlardan biri yabancılardan korkması örneğin… Bugüne kadar severek yaptığı bazı şeyleri artık şiddetle reddedebilir. Bunun nedeni içindeki ‘özgürlük’ olabilir. Bu aralar dışarda bazı aktiviteler yapabilirsiniz. Örneğin parklarda bol bol top oynayabilir, tırmanma ünitelerinde vakit geçirmesini sağlayabilirsiniz. Bu dönemde dikkat etmeniz gereken konulardan biri her sorusuna itina ile cevap vermek. Bazı konular ve durumlar dikkatini pek çekmeyebilir. Örneğin dişlerini fırçalamak ona sıkıcı geliyorsa, bunu eğlenceli bir hale getirebilirsiniz. Unutmayın ki eğlenceli anlatım, en akılda kalanlardandır.
  • 17. Ay Bebek Gelişimi Evde bir enerji küpü mü var? Eh artık alışsanız iyi olur, bebeğiniz öğreniyor; öğrendikçe merak ediyor, merak ettikçe eline geçen her şeyi fırlatıyor. Hal böyle olunca tatlı bir harp hali olabilir evinizde. Peki bu aylarda bebeğiniz neler yapabiliyor? Artık bardaktan kendi kendine su içebilir. Merdivenleri çıkabilir, çok zor olmayan bazı kıyafetlerini kendi kendine giyebilir. Artık kelime haznesi 3-5 adedi bulabilir. Fırlatma ve karıştırma huyları devam ederken tabi sizin de dikkatli olmanız gereken bir dönem. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu öğretmek için ideal zamanlar. Yaptığı yaramazlıklardan dolayı ona kızmak ya da bağırmak, işleri daha da karmaşık hale getirebilir. Bu nedenle çok sinirli olsanız da sabır, bu ayların altın kuralı. Biraz da bebeğinizin dış görünümünden bahsedelim mi? Elbette bebeğinizin genetik yapısına göre farklılıklar gösterebilir bu rakamlar. Aşağı yukarı bir standart söylemek istersek şöyle ilerleyebiliriz; kız bebeklerin ortalama kilosu 8 kg ile 12 kg arasında olabilir. Erkek çocuklar için ise 8 kg ile 13 kg arasında. Kız bebeklerin boyu yaklaşık 74 cm ila 85 cm aralığında iken, erkek çocuklarının 76 ila 86 cm aralığında olabilir.
  • 18. Ay Bebek Gelişimi Hazırsanız uçuşa geçiyoruz! Bu aylar bebeğinizin en hareketli olduğu aylar. Beslenme ve uyku düzeni başta olmak üzere pek çok değişim sizi bekliyor. Artık bebeğiniz koşabilir, çatal ve kaşık kullanabilir. Sorulduğunda vücudundaki yerleri gösterebilir. Resimdeki bir nesnenin adını söyleyebilir. Bu dönemde duygularını ifade etmesi bakımından da oldukça gelişme gösterir; memnuniyet, kızgınlık, merak gibi örneğin. Gözünüz aydın, artık yapmaması gereken şeyleri az çok biliyor. Yanında anne babası olmadan oyun oynayabilir ve etrafını artık inceleyebilir. Oyuncak kullanımı da oldukça ilgi çekicidir. Bu dönem arabada da kıpır kıpır olabilir; sevdiği müzikleri çalarak ya da en sevdiğiniz oyuncakları vererek biraz daha sakin bir yolculuk yapabilirsiniz.
  • 19. Ay Bebek Gelişimi Güvenlik önlemleri aydan aya artıyor. Eskiden kucağınızda duran bebeğiniz artık çok aktif. Önceki aylarda olan merak duygusu gitgide artmaya devam ediyor. Bu dönemde özellikle dikkat etmeniz gereken şeyler var. Örneğin yatağın çevresini minder ile destekleyebilir ya da mobilya köşelerine sünger ile önlem alabilirsiniz. Pencereler de dikkat etmeniz gereken yerler, koruyucu kullanmaya dikkat edin. Kapı kilitleri pek bir cazip olabilir, bu da notlarınız arasında bulunsun. Bebeğinizin 19 aylık olması itibarıyla, azı dişleri minik minik arz-ı endam ediyor olabilir. Burun tıkanıklığı ya da mide problemleri yaşaması da olası, bu durumlar uyku düzenini de olumsuz etkileyebilir. 19 aylık bebeklerde en önemli konulardan biri sosyalleşme. Çünkü bu yaşlar sosyal gelişim için ilk basamakları oluşturabilir. Paylaşma konusunda belki çok bonkör olmayabilirler, akranlarına oyuncaklarını vermek istemeyebilir ve dahası kıyameti de koparabilir. Bu durumların birer geçiş evresi olduğunu unutmayın. Duyguları zamanla artacak ve kendini ifade edip, arkadaşlık kurma konusunda daha iyi olacaktır. Özgüvenini desteklemek ve onunla sık sık iletişim kurabilmek için önemli aylar. Örnek olun, öğretin, konuşun; gerisi çorap söküğü gibi gelecektir zaten.
  • 20. Ay Bebek Gelişimi Artık karşınızda küçücük boyu ile sizi sorguya çeken bir ‘araştırmacı gazeteci’ var. Her şey merak konusu, her şey soru sorma sebebi. Koşmaya başladığı dönem, aynı zamanda çat pat cümle kurabildiği bir dönem de. 50’den fazla kelimeyi kullanabilir, sizi de daha iyi anlamaya başlar. Kelimeleri birleştirebildiği gibi bazı nesneleri isimlendirebilir. Taklit yeteneğinin daha da arttığı bir dönem. Cisim fırlatma konusunda hala çok aktif. Artık sokaktaki tehlikeleri yavaş yavaş fark ettiği bir dönem. Bu nedenle yabancılara karşı tepki verebilir ya da bazı aktiviteleri yapmaktan kaçınabilir. Temelinde yatan neden ‘korku’ olabilir. Bunu yine aynı şekilde konuşarak çözebilirsiniz. Empati yeteneği çok gelişmediğinden, hala önce ‘ben’ diyebilir. Özgürlüğün ve ‘ben’ olmanın tadını aldığı için biraz bağımsızlık savaşı veriyor olabilirsiniz. Evin kralı / kraliçesi odur çünkü.
  • 21. Ay Bebek Gelişimi Geldik özbakım becerilerine… “Ben büyüdüm” döneminin başladığı şu günlerde, minik yardımlarla özbakım becerilerini de geliştirebilir. Örneğin sizin yardımınız ile dişlerini fırçalayabilir. Giysilerinin tamamını giyemese de en azından basit olan bir şeyi giyebilir. Ona basit görevler de verebilirsiniz. Örneğin hırkasını dolaptan almasını söyleyebilirsiniz. Bazı küçük oyunlarla ona yeni şeyler öğretebilirsiniz. Örneğin ellerini daha sık yıkaması için bir şarkı ya da bir oyun ile bu alışkanlığı daha kolay edinmesini sağlayabilirsiniz. Bu dönem uyku ile ilgili sorunlar yaşayabilirsiniz. Özellikle gece ağlamaları, kabus görmeler ya da ağlayarak uyanmalar olabilir. Bunlar doğal durumlardır, gece yanına gidip orada olduğunuzu göstermeniz ile birlikte daha da sakinleşecektir. Bebeğinizin sosyal gelişimi artıyor. Ancak bu, akranları ile kusursuz oyunlar oynayacağını işaret etmiyor. Bebeğiniz başka bebeklerle oynayabildiği gibi, tam tersine yalnız kalıp yalnızca gözlem yapmayı da tercih edebilir. Bazı bebekler doğuştan girişken olurken, bazıları dışardan gözlemlemeyi tercih eder. Sonuç ne olursa olsun her zaman için unutmamanız gereken, bebeğinizin gelişme çağında olduğu; bazen işler istediğiniz gibi gitmese bile onu hiçbir şey için zorlamayın. Akışına bırakın…
  • 22. Ay Bebek Gelişimi Aramızda bir hayli sabırsız arkadaşlar var sanırız! Bebeğiniz bu dönemde kendini dünyanın merkezi zannediyor, en çok o ilgi görsün istiyor olabilir. Her şey onun istediği zamanda ve şekilde olması birinci kural. Elbette zamanla ve konuşarak durumdaki karmaşa gidecektir ancak şuan için ‘merkez’ o. Peki 22.ayda ne gibi değişimler olur? Öncelikle artık dili yavaş yavaş sökülüyor, neredeyse 5-6 kelime kullanabiliyor. Özbakım becerilerinde de gelişme var örneğin ellerini kendi yıkayabilir. Yemek konusunda seçici olduğu bir dönem. Bazı şeyleri görmeye bile tahammülü olmayabilir. Böyle durumlarda onu zorlamamalı ve yemeği eğlenceli hale getirmeyi deneyebilirsiniz. Diyelim ki brokoli baş düşmanı. O halde yemesi için zorlamak yerine, brokoli ile başka bir lezzeti harmanlayıp verebilirsiniz. Üst üste aynı yemeği yemesini beklemeyin, beğenmediği bir yiyecekte zorlamayın; birkaç gün sonra yine deneyin. Uyku düzenine gelince. Hiç gündüz uykusu uyumayabilir, ancak uyuyabilir de. Anlayacağınız tamamen keyfine kalmış bir durum. Gündüz uykusunu bırakmaya meyilli olabilir, bu günlerde uyumayı reddedebilir.
  • 23. Ay Bebek Gelişimi 2. yaşa yaklaşıyor olmasının ona verdiği yetkiye dayanarak her şeye ‘hayır’ demesi beklenen bir davranış. Çoğu şeyi reddeder, sık sık size isyan eder. Panik yok, bebeğiniz büyüyor! Artık 50’den fazla kelimeye hakimdir. Kelimeleri birleştirebilir, vücudunun bazı bölümlerini isimleriyle tanımlayabilir. Dil becerileri yavaş yavaş rayına oturuyordur yani. Sosyal gelişimi de gelişme halinde, artık başkaları ile daha iyi ilişkiler kuruyor olabilir. Bebeğinizin sağlıklı gelişimi için onu televizyon, tablet ya da telefondan uzak tutun. Zaten ileride fazlasıyla haşır neşir olacaktır. Fiziksel gelişimine katkı sağlayacak aktiviteler planlayın örneğin kendi yaşına uygun antrenmanlar olabilir. Bu, hem fiziksel hem ruhsal gelişimine olumlu etki edecektir.
  • 24. Ay Bebek Gelişimi O artık 2 yaşında, duygularını ifade edebilen bir çocuk. Sevinç, öfke, mutluluk, sevgi gibi kavramlara az çok hakim. 2 yaşın en belirgin özelliklerinden biri sık sık bir itiraz etme durumu olması. Genellikle size karşı çıkar ve sürekli bir şeylerin nedenini sorgular. Hayal gücü yavaş yavaş gelişmeye başlamıştır, oyunlarda artık daha yaratıcı olabilir. Öğrenmeye çok açık olduğu için her şeyin nedenini sormaya meraklıdır. Unutmayın ki bebeğiniz tuvalet eğitimi almış olmasına rağmen, hala altına kaçırabilir. Bu olağan bir durumdur. Hafızası günden güne gelişir, daha önce başından olumsuz bir tecrübe geçmişse onu yeniden hatırlayabilir. Bunun en iyi örneği hastane… Daha önce hastaneye gittiğinde canı yanmışsa, bir sonraki gidişinde bunu hatırlayabilir. Bu dönemde bebeğinizin gelişimini desteklemek için hayal gücünü geliştirme üzerine gidebilirsiniz. Yaratıcılığını tetikleyen oyunlar ve aktiviteler ile gelişimine olumlu katkı sağlayabilirsiniz.

Bebeklerde Boy-Kilo Gelişimi 9 ay karnınızda taşıdığınız can parçanız artık kucağınızda ve size bakıyor. Doğduğu andan itibaren büyüyüp gelişmeye devam edecek bebeğinizin acaba boy ve kilosu yerinde olacak mı; Elif’in kızı daha kilolu benimki neden zayıf ya da Ayşe’nin oğlu bizimkine göre daha uzun gibi endişeleriniz olabilir. Biz de sizin bu endişelerinize biraz su serpmek için 12 aya kadar ideal boy-kilo tablosunu hazırladık. Unutmayın, her çocuğun gelişimi farklı seyredebilir ve sorunlar için en iyi çözüm kendi doktorunuzdan gelecektir. Yenidoğan bebeğiniz hakkında bilmeniz gereken 8 durum Adı üstünde, yenidoğan; hayatınıza giren en güzel ‘yeni’. Belki anneliğin kitabını yazdınız, belki de anneliğiniz ile kitap oldunuz, fark etmez. Gün geçmez ki bebeğinizden yeni bir şey öğrenmeyin, yeni deneyimler yaşamayın. Annelik, ucu bucağı olmayan bir okyanus gibidir; yolculuğunuzda renkli mercan kayalıklara da rastlayabilirsiniz, minnak deniz balıklarına da… Karşınıza çıkan her güçlüğü yenmek de anneliğin şanındandır. Yenidoğan bebeğiniz ile tanıştığınız şu günlerde, size iyi gelecek bilgiler derlemek istedik. Öğrenerek, yaşayarak deneyimleyeceğiniz bu süreçte faydası olacağını umuyoruz. Yenidoğan bebeğiniz hakkında bilmeniz gereken durumlara gelince… Gözlerinizi satır aralarına davet edelim, bakın sizi neler bekliyor…

  • “Birinci göbiş harekatına hazırım anneciğim!” Bebeğinizin göbeği, ortalama 10 gün içinde düşer. Bu süre zarfında temizlik önemli. Göbeğin mikrop kapmaması için her gün temizlemenizde yarar var. Temiz bir pamuk ya da gazlı bez yardımı ile temizleyebilirsiniz. Göbek bağı düştükten sonra azıcık kanayabilir, kabuk yaradan ayrılıyor neticede panik yapmayın.
  • “Manikür randevusu alabilir miyim?” Yok, bu size değil bebeğinize. Yenidoğan bakımında merak edilen ve canı acıyacak diye ölüp bitilen konulardan biri tırnak kesimi. Bazı inanışlar bebeğin tırnağını kesmek için 40 gün beklenmesi yönünde olsa da ideal olan tırnağın, tırnak yatağını geçtiği anda kesilmesi. Uzun tırnak modasına uymak için henüz çok küçük değil mi?
  • “Biri beni mi anıyor?” Hıçkırık tutunca ilk akla gelen kişi bizi anıyordur değil mi? İki ihtimal var ya bebeğinizi biri anıyor ya da mideciğinde hava birikmesi var. Sanki ikinci daha doğru gibi! Bebeğiniz bu süreçlerde ara ara hıçkırabilir. Bunun nedeni midesinde sıkışan havanın dışarı çıkma çabasıdır. Sıkışan havayı, geğirerek çıkarana kadar hıçkırık devam edebilir. Devamında tatlı(!) istifralar da sizi bekliyor olabilir, endişe etmeyin. O ‘gak’ çıkana kadar durum bu.
  • “Ağlamıyorum, gözüme toz kaçtı da…” E tabi duygusal anlar bunlar. Sen kalk 9 ay anne karnında bekle, mücadele et. Sonra beyaz önlüklü biri seni alsın çeksin dünyaya koysun, olacak iş mi? Ve fakat gün ışığı ile tanışan bebeğinizde birtakım göz yaşarmaları olabilir bu dönemde. Mikrobik, alerjik ya da fiziksel bir durumun göz zarını tahriş etmesinden dolayı oluşabilir. Ciddi boyutta ise doktorunuza başvurmayı ihmal etmeyin tabi.
  • “Bak çığlık geliyor, benimle hemen ilgilen!” Bebeğiniz küçücük, savunmasız ve çaresiz. Durumu dramatize etmek gibi olmasın ama gerçekler bunlar. Bu yalnızlıktan dolayı sık sık ağlıyor olabilir. Yenidoğan bebeklerde anneyi çaresiz bırakan en zor durumlardan biridir bebeğin sürekli ağlaması. Her ağladığına ‘ben ona yetemiyorum’ hissini duymak yerine hemen koşun ve onu kucaklayın. Evet, henüz söyledikleriniz anlamayacaktır ancak onu konuşarak, yanında olduğunuzu hissettirerek sakinleştirebilirsiniz. Ağladığında onu kocaman bir kucağın beklediğini bilmek, sakinleşmesine yardımcı olacaktır.
  • “Pardon tuvalet nerede acaba?” Bebeğiniz, yediklerini hazmetmek konusunda rekora koşuyor olabilir. Biz büyükler gibi uzun sürmez onların hazmetmesi. Emdikten kısa bir süre sonra kakasını yapabilir. Bu kaka bazen yeşil olabilir. Bebeğinizin bağırsak hareketini arttıran fiziksel ya da kimyasal etkenler kakanın rengini yeşil yapabilir. Böyle bir durumda doktorunuza danışmanızda yarar var.
  • “Hapşuuu! Ay çok yaşayayım ben…” Sağlıklı ve uzun bir ömür dileriz, ilk satırımız temenni yüklü olsun. Bebeğiniz bu dönem sık sık hapşırabilir. Bunun temel nedeni burnunda doğum sırasında bulunan salgıyı atmak içindir. Yani her hapşırık bir üşütme değildir.
  • “Cildim çok kurudu, biraz nemlendirebilir misin?” Aşırı cilt kuruluğu bebekliğin altın kuralıdır diyebiliriz. 9 ay boyunca bir sıvının içinde gün geçiren bebeğinizin cildi yumuşak ve ipeksi olabilir. Ancak doğduktan sonra bu duruma bir de aşırı kuruluk eklenebilir. Her banyo sonrası kremleyebilir, doktorunuzun önereceği yağ ya da losyonlar ile ona hem masaj yapabilir hem cildini nemlendirebilirsiniz.

Yenidoğan bebek bakımında 10 soru 10 cevap Anneliğin ilk günleri… Evde bir telaş hali; uykusu, bezi, beslenmesi derken bitmek bilmeyen sorular silsilesi peşinizde. Şöyle kısaca bir rehberlik edelim size dedik ve yenidoğan bebek bakımında merak edilen soruları yanıtladık. Elbette en doğru bilgi için doktorunuza danışmayı unutmayın, bunu da not düştükten sonra gelelim sorularımıza…

  • 1- Bebeğimi ne kadar sık emzirmeliyim? Eğer bebek emmek isterse her iki memeden 15’er dakika olmak üzere toplam 30 dakika beslenme için yeterli olabilir. Önemli olan nokta, her iki memeden de emmesi.
  • 2- Anne sütünü nasıl arttırabilirim? Bebeğinizi sık sık emzirerek ve memeyi tamamen boşaltarak daha fazla sütünüz olabilir. Tatlı yerseniz sütünüz artmaz bu sadece fazla kalori olarak size döner. Sebze ve meyvelerin yanı sıra yeşil salatalar tüketerek süt üretimini doğal yollar ile arttırabilirsiniz.
  • 3- Bebeğimin sarılık olduğunu nasıl anlarım? Sarılık en belirgin olarak göz beyazında ve yüzünde fark edilir. Gövdesi sararır ve bacaklara doğru sarılık devam eder. Hemen hemen çoğu bebekte görülebilir. Düzenli beslenme ve doktor kontrolü ile tedavi edilir.
  • 4- Bebeğimin kaka rengi nasıl olmalı? Bebeğiniz ilk günlerde 8-10 kez kaka yapabilir. İlk günlerde siyah-yeşil renkte olabilir. Sonra sarıya döner ve yumuşak bir kıvam alır. Sık sık yapabildiği gibi günde 1 kere de yapabilir.
  • 5- Bebeğimin göbek deliği ne zaman düşer, nasıl bakım yapmalıyım? İlk 10 gün içinde düşer. Göbek çevresi temiz ve kuru tutulmalı. Göbeği ıslatmak yerine silmek daha uygun olur. Göbekte akıntı ya da kanama varsa doktora görünmekte yarar var.
  • 6- Bebeğim sürekli hıçkırıyor, ne yapmam gerekir? Hıçkırık, bebeklerde sık rastlanan bir durum. Nedeni, beslendikten sonra midede gaz olması ya da midesinin tamamen dolu olması. Hıçkıran bebeğinizi tekrar emzirirseniz durum düzelebilir.
  • 7- Bebeğime ne kadar sık banyo yaptırmalıyım? Bebeğinizin göbeği düştükten 1 gün sonra banyo yapabilir. Her gün banyo yaptırmak bebeğinizi rahatlatır, konak oluşumuzu azaltır ve dahası uykusuz olabileceği şu günlerde uykuya geçişini hızlandırır. Huysuzluğunu azaltması da cabası.
  • 8- Bebeğim kaç saat uyumalı? Uyku süreleri değişkenlik gösterebilir.
    Günde 13 saat de olabilir, 21 saat de.
    Akşam yatmadan önce banyo yaptırmak, bebek losyonu ile masaj yapmak uyku süresini uzatabilir. Gece beslerken ışığı tamamen açmak yerine, hafif loş bir ortamı tercih etmenizde yarar var.
  • 9- Bebeğimin cildi çok kuru ne yapmam gerekir? Bu sık rastlanan bir sorun. Çatlayan deriden mikrobun girmesini önlemek için, bebeklere özel nemlendiriciler büyük fayda sağlar. Özellikle banyodan sonra ihmal etmeyin.
  • 10- Bebeğime su vermeli miyim? Anne sütünün büyük kısmı zaten sudur. Bebeğiniz susadığında anne sütü bunu karşılar. Anne sütünün içindeki vitaminler, onu pek çok hastalıktan da koruyacaktır.
    Endişeniz olmasın.

Eyvah bebeğim hasta mı oluyor? Bebeklerde sık rastlanan sağlık sorunları Pamuklara sardığınız, gözyaşına dünyayı yaktığınız ve dahası hasta olmasın diye gözünün içine baktığınız bebeğiniz henüz bir yenidoğan. Haliyle yeni alıştığı dünyaya adapte olması o kadar da kolay olmayabilir ve bu birtakım hastalıkları beraberinde getirebilir. Bunlar hemen hemen her yenidoğanın karşılaştığı sağlık sorunlarından, yani hep dediğimiz gibi panik yok; bebeğiniz büyüyor!

  • Pamukçuk Aslında bir çeşit mantar hastalığı. Bebeğinizin ağzında beyaz bir şeyler ile kendini belli eder. İlk başta süt kalıntısı gibi düşünebilirsiniz. Ancak bu bir mantar enfeksiyonunun belirtisi olabilir. Pamukçuk, bebeğinizin yanaklarının iç tarafında ve bazen dilde ortaya çıkar. Diş etlerinde beyaz lekeler şeklinde görüşür. Kabuklar kalktığında kırmızı bir bölge çıkabilir ortaya ve bu da kanama yapabilir. Doktorunuz en doğru şekilde yönlendirecektir, tehlikeli olmasa da bebeğinizde ağrı yapacağından huzursuzlanmalara yol açabilir.
  • Sarılık Genelde doğumdan sonra ikinci ya da üçüncü günde gelişen bir durum. Kafasından, ayak parmaklarına kadar yayılan bir sararma. Bazen gözün beyaz kısımlarında bile olabiliyor. Nedeni kanda bulunan biluribin. Kanda biriken bu madde, fizyolojik olarak sarılığı oluşturuyor. Bebeğiniz 1 haftalık ya da 10 günlük olduğunda azalır. Bu süreçte doktorunuz hasta ortamında tedavi de önerebilir. Zamanla düzelecek ve geçecektir. Maviye çalan ten rengi Evet, kulağa ilginç geliyor olsa da yenidoğan bebeğinizin ten rengi hafif maviye çalabilir. Özellikle ağız kenarları, dili ve ayakları normal ten renginden farklı olabilir. Belki yeni anneliğin size verdiği tedirginlik ile endişe edebilirsiniz. Ancak merak etmeyin, ten rengi zamanla pembeleşecektir. Aksi takdirde doktora başvurmanızda yarar var.
  • Kusma Kusma, yenidoğanlarda rastlanan bir durum olabilir. Bunun nedeni çeşitlenebilir. En yaygın olanlardan biri anne sütüne olan alerjisi. Anne sütüne alerjisi nedeni ile emdikten bir süre sonra kusabilir. Kusma, çeşitli ve sık rastlanan bir sorun olsa da düzenli olarak gerçekleşiyorsa bir şeyler yolunda gitmiyor olabilir. Bu durumda doktorunuz en doğru bilgiyi verecektir.
  • Kabızlık Anne sütü ile beslenen bebekler, kabızlık çekmeyebilir. Ancak anne sütüne alternatif gıda ile beslenen bebeklerde daha sık karşılaşılan bir sorun. Bunun belirtilerini şu şekilde özetleyebiliriz.
    • Seyrek kaka yapma
    • Popo kısmında çatlaklar ya da kanlı kaka
    • Karın ağrısı
    • Huzursuzluk

Beslenme alışkanlıklarının yeniden düzenlenmesi ve beslenme rutininin değiştirilmesi ile kabızlık kısa sürede giderilebilir.

  • İshal Kabızlığın tam tersine ishal de görülebilir. Sulu kaka, sık sık kaka yapmak, sümüksü kaka yapısı ve kusma ishal belirtileri. Hastalığın sebepleri çeşitlenebilir. Şu şekilde sıralayabiliriz.
    • Diş çıkarma
    • Bazı gıdalara olan hassasiyet
    • Çok fazla meyve suyu tüketimi.
    • Özellikle elma ve üzüm tüketimi.
    • Bağırsaklarda birtakım enfeksiyonlar.
    Bazı durumlarda antibiyotik tedavisi de ishale neden olabilir. Doktorunuz ilaç da önerebilir, beslenme değişikliği de yapabilir. Neticede sık rastlanan bir sorun olduğundan endişe etmenize de gerek yoktur.

İlk 6 Ay Anne Sütü… Peki nedir bu anne sütünü kıymetli kılan? Sıkça duyduğumuz cümlelerden biri; ilk altı ay anne sütü çok önemli. Bilincimize yerleşmiş bu cümlenin özüne inmeye ne dersiniz? Evet, anne sütü çok yararlı hele ki ilk altı ayda. Peki bu sütü bu kadar kıymetli kılan nedir, bebeğinize faydaları nelerdir? Bakın kalemimizden neler döküldü… Şüphesiz en önemli ve ilk katkısı bebeğinizin sağlığına oluyor. Yenidoğan savunmasızlığının bir getirisi olarak bebeğiniz enfeksiyonlara karşı açık olabilir, küçücük bile olsa soğuk algınlığı dünyada bir sürü insan varken gidip miniğinizi bulabilir. Verilebilecek ilaç dozları da sınırlı olduğundan bu durum sizde sıkıntı yaratabilir. Anne sütünün devreye girdiği ilk konulardan bir bebeğinizi virüslerden koruması. İçerdiği güçlü maddeler ile yalnızca bebeğinizi beslemek ile kalmaz, aynı zamanda dışardan alabileceği virüslere karşı kocaman bir yelken olur. Anne sütü, anı korumak ile kalmaz uzun süreli bir koruma da sağlar. Diyabet ya da kronik durumlar için iyi bir önlemdir. Yapılan araştırmalara göre emziren anneler, menopoz sonrası osteoporoz riskini daha az yaşıyor. Hamileyken anneler daha çok kalsiyumu vücutlarında tutar. Devamında bir de anne sütü birikimi, kemiklerin daha güçlü olmasını sağlar. Anne sütünün bir yararı da ani bebek ölümü sendromunu yarı yarıya düşürmesi. Bu sendrom, beyindeki kimyasal serotonin eksikliğinden kaynaklanıyor olabilir. Anne sütü, bu oluşumu yarı yarıya düşürme gücüne sahip. Doğum sonrası en büyük endişelerinizden biri doğum kilolarını nasıl vereceğiniz olabilir mi? Eğer cevabınız evet ise sizi satırlarımıza alalım. Sağlıklı beslenmenin yanı sıra, emzirirken de kalori yakabilirsiniz. Günde 500 kalori yakımına kadar etki ettiği duyulmuştur. Tabi bu anneden anneye değişiklik gösterir. Anne sütünün bebeğe yaradığı konulardan biri de aşılar. Anne sütü alan bebekler, almayanlara oranla aşıya daha olumlu tepki verebilir. Yani aşının etkisi daha çabuk görülebilir. Bu, mama ile beslenenlerde geçerli değildir asla denemez, sadece anne sütü içenlerde biraz daha etkili olur diyebiliriz. Anne sütünün, bebeğinizin kanser riskini azalttığını biliyor muydunuz? Anne sütü ile beslenen bebeğin,çocukluk döneminde kansere yakalanma riski daha aza düşebilir. Temelden güçlü yetişen bebeğiniz, hastalıklara karşı güçlü bir savaşçıdır. Bebeğiniz daha az hastalanacağından, sizin de bu ‘hasta günler’i daha az deneyimleyeceğiniz anlamına geliyor. Süt deyip geçmeyin, bakın nelere yol açıyor. Bebek sağlığını tehdit eden konulardan biri de obezite. Anne sütü iki farklı içerikten oluşuyor. İlki protein, diğerinde ise yağ oranı yüksek oluyor. Yüksek protein sayesinde bebeğinizde tokluk hissi oluşuyor ve edindiği doygunluk hissi ile obeziteye tüm meyilleri ortadan kaldırıyor. Anne sütü, içeriğindeki büyüme faktörleri ile özellikle beyinin gelişimine katkı sağlıyor. Yalnızca beyin değil, pek çok organın da daha hızlı büyümesini sağlıyor. Bu durum, bebeğinizin gelecek hayatına da olumlu yansıyor haliyle. Anne sütünün faydaları kitap olma yolunda ilerliyor! En büyük katkılarından biri de gözlere olan faydası. Anne sütü ile beslenen bebekler, göz enfeksiyonuna karşı daha dayanıklı olabiliyor. Özellikle gözlerinin yeni geliştiği doğumdan sonraki ilk günlerde, anne sütü güçlü bir etkiye sahip. Özellikle çocuk döneminde başlayan ve ileriki dönemde hayatı epey güçleştiren astım riski de önemli ölçüde azalır. Anne sütü içen bebeklerin, alerji ve astım gibi hastalıklara yakalanma riski diğerlerine göre daha azdır. Bu süreç, bebek büyüdükçe de devam eder.

Bilinmeyen Yönleriyle Emzirme Anne adaylarının en merak ettiği ve endişeli olduğu konulardan biri ise emzirme. Emzirme için izlenen sayısız video ve onlarca eğitim alsanız da ‘esas’ an için içinizde ki kelebekler kıpır kıpır. İşte o an geldi çattı. Miniğinizi kucağınıza verdiklerinde hemşireler yardımıyla ilk emzirmenizi tamamladınız. Peki, daha sonrasında sizi neler bekliyor öğrenmek için okumaya devam edin…

  • Emzirmeden önce Hassas olan bebeğinizin her türlü mikroba açık olabileceğini unutmayarak emzirmeden önce ellerinizi yıkamalısınız. Hatta meme başı ve çevresini suyla temizlemeyi ihmal etmeyin. Daha sonrasında emzirmek için rahat ve ılık bir ortamda, sırtınızı yaslayabileceğiniz ve gerek olursa ayağınızı koyacağınız yükseltili bir yer seçebilirsiniz. Emzirme koltukları da bu süreç içerisinde size yardım edebilir. Emzirirken anne ve bebeğin mutlu ve huzurlu olması oldukça önemlidir. İkisi arasında kurulacak göz kontağı emzirme anının kalitesini arttıracaktır.
  • Emzirme pozisyonları Kucakta emzirme pozisyonu her yerde görülen klasik bir pozisyondur. Koltuğunuzda rahatça otururken bebeğinizin kafasını kolunuzun üzerine doğru koyun. Bebeğinizin kafasını meme hizasında tutmak için bir yastıkla destek yapabilirsiniz. Elinizle bebeğinizin poposunu ya da üst bacağını destekleyin. Yatarak emzirme özellikle gece emzirmeleri için idealdir. Başınız yastıkta olacak şekilde yan yatın ve bebeğinizi meme ucu hizanıza gelecek şekilde tutun. Rahat ettirebilmek için yine yastıkla destekleyebilirsiniz. Sırtını kavrayarak emzirme ise sütün tam gelmediği ve göğüslerinizin ağır olduğu zamanlarda bu pozisyona başvurabilirsiniz. Bu pozisyonda bebeğiniz sütünüzü emerken çenesiyle memenize masaj yapar ve süt kanallarından bebeğinize doğru bir akış olur. Dik oturmak bu pozisyon için ise bir püf nokta. Bebeğinizin kafası avuç içinde olmalı ve ayakları yukarı doğru olmalıdır. Ayrıca, sırtını da kolunuzla desteklemelisiniz. Pozisyonlardan da önemli ne olursa olsun, bebeğiniz meme ucuna ulaşması için kafasını çevirmemesi gerekir. Yani, her zaman meme ucuna kolaylıkla ulaşmalıdır yoksa tam olarak yutkunamaz. Doğru pozisyonda olmayan bebeğiniz sadece meme ucunuzu emecektir ve zamanla meme ucu çatlağı yaşama riskiniz artacaktır.
  • Yeterli besleniyor mu? Uzmanların da dediği gibi bebeklerin ilk 6 ay anne sütü ile beslenmesi onların gelişimleri ve bağışıklık sistemi için oldukça önemli. Eğer yeterli sütünüz yoksa üzülmeyin. Doktorunuz size gerekli ek gıdalarla yol gösterecektir. Doğumdan sonra ilk 30 veya 60 dakika içerisinde ilk emzirme gerçekleştirilir. Bebeğinizin ilk günlerinde ise her ağladığında ya da istediğinde emzirmeniz gerekmektedir. Daha sonraki günlerde ise gündüz 2 saatte 1, gece 3 saatte 1 olarak değişim gösterir. Sütünüzün bebeğiniz için yeterli geldiğini kilo alımlarından anlayabilirsiniz; aylık 600-1200 gram arası kilo alımı bebeğinizin iyi beslendiğini gösterir. Ayrıca, bebeğinizin yeterince beslendiğini idrarının açık ve kokusuz olmasından, ilk haftalarda sık sık kaka yapmasından, emzirirken yutkunmasından anlayabilirsiniz.
  • Emzirme döneminde anne neler yenmeli? Bebeğiniz artık bedeninizin içinde olmasa da verdiğiniz anne sütüyle hala sizin beslendiklerinizle büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Bu yüzden yediklerinize hem kendiniz hem de bebeğiniz için dikkat etmekte fayda var. Peki nasıl beslenmeliyim diyorsanız işte cevapları… Anne sütünün yüzde 87’sinin sudan oluştuğunu düşünürsek bu dönemde annelerin gerçekten suya ihtiyacı olduğunu fark edersiniz. Her emzirmeden sonra içeceğiniz 1-2 bardak su bu dengeyi size sağlayacaktır. Hurma, rezene çayı, ısırgan otu çayı, dereotu gibi sütü arttırıcı özellikleri bulunan besinleri günlük beslemenize ideal miktarlarda ekleyebilirsiniz. Protein sağlayan besinleri (yumurta, et) ve kalsiyum deposu olan besinleri (süt, yoğurt ve peynir) tüketmeye özen gösterebilirsiniz. Salam, sucuk ve sosis gibi işlenmiş gıdalardan bu dönemde uzak durmanız hem sizin hem de bebeğiniz için iyi olacaktır. Doğum sonrası kilo vermek için şok diyetlerden kaçınmalısınız çünkü bu gibi vücudu şaşırtan diyetler süt üretiminizi azaltabilir. Doktorunuzla birlikte belirlediğiniz bir beslenme planı uzun vade de daha faydalı olacaktır.
  • Emzirmeyi nasıl bırakabilirsiniz? Emzirme anne ve bebek arasında duygusal bir bağın oluşmasını sağlayan öğelerden biridir. Bu yüzden ani şekilde kesilen emzirme dönemi çocukta travmatik sonuçlara yol açabilir. Bu yüzden emzirmeyi adım adım kesmek gerekir. İlk olarak öğle öğünüyle başlayabilir, en son gece öğünüyle sonlandırabilirsiniz. Bebeğiniz emmek istediğinde onun ilgisini başka yöne çekebilirsiniz. Emzirme sayısını azaltırken, emzirme sürelerini kısaltmaya da çalışın. Tatil, annenin işe başlaması gibi bebekte ekstra stres yaratabilecek durumlarda emzirmeyi kesmemek ve günlük rutin içinde bu ayarlamaları yapabilirsiniz.
  • Ek Gıdaya Geçiş Yaşama yeni adım atan minik bebeğiniz için beslenme oldukça önemli. Gelişimini sağlıklı sürdürebilmesi için doğru zamanda doğru besinler alması gerekiyor; gücünü ve enerjisini beslenmeden sağlayacak nede olsa. Hayatının ilk 6 ayını anne sütüyle geçirecek olan bebeğinizi sonraki süreçlerde neler bekliyor bir göz atalım isterseniz… Bebekler doğdukları andan itibaren ilk karşılaştıkları besin anne sütüdür. 6. aya kadar olan süreçte anne sütü bebeğinizin ihtiyacı olan enerji ve gereksinimlerini buradan sağlayacaktır. Doğumdan sonraki ilk 20 gün sonunda eğer bebeğinizde 500 gramlık bir ağırlık artışı gözlemleniyorsa bu sütünüzün onun için yeterli olduğuna işarettir. İlk günlerde yaşanacak olan kilo kaybına kulak asmayın ve 20 gün sonra bebeğinizin esas kilosunu baz alın. Eğer yeterli gelmiyorsa doktorunuza danışarak duruma çözüm getirebilirsiniz.
  • Bebeğinizin ek gıdaya hazır olduğunu nasıl anlarsınız? Her bebeğin gelişim seyri farklıdır ve ek gıdaya geçişlerde de bu durum diğer bebeklere göre farklılık gösterebilir. Peki, bebeğimin ek gıdaya ihtiyacı olduğunu nasıl anlarım sorusunun cevabı ise yine onda saklı. İlk olarak, emme sırasındaki güçlü şekilde emmesi (sanki su içiyor gibi) bir işaret olabilir. Buna ek olarak ağzına verilen yiyecekleri dışarı atma refleksinin kaybolması, çiğneme hareketleri yaparken daha kontrollü olması, başını kolayca dik tutması, bir nesneyi parmaklarıyla tutabilmesi, diş çıkarması ve siz yemek yerken sizi takip etmesi gibi farklılıklar ek gıdaya geçmek için hazır olduğunu gösterebilir.
  • Ek gıdaya nasıl geçilir? Yeni bir şeyler denemek ve öğrenmek her zaman başta çekinceyle karşılanır. Bu durumu göz önüne alarak bebeğinize ek gıdaya alıştırmaya başlamalısınız. Adapte olma sürecinde başta küçük miktarlarla başlayabilirsiniz. Bebeğinize vereceğiniz kaşığından boyutu büyüt değil tatlı kaşığı ölçüsünde olmalıdır; özellikle yeni denenecek bir besin ise. Yemek yedirirken ayakta değil kucağınızda ya da mama sandalyesinde olması oldukça önemli. Yoksa yemek borusuna kaçma riski artar. Vereceğiniz yemek ne çok soğuk ne de çok sıcak olmalıdır. Ilık olan yemeğe bebeğinizin uyum sağlaması ve sevmesi daha kolay olacaktır. Bu süreç içerisinde sabırlı olmalısınız; hızlı yenen yemekler bebeğinizde karın ağrılarına ve kusmalara neden olabilir. Bu yüzden her öğün için 20-30 dakika ayırın. Eğer yemeği beğenmediyse birkaç gün sonra sevdiği yemekle birlikte verip tepkisini ölçebilirsiniz. Açken yeni besin kesinlikle vermeyin. Kim daha önce tadını bilmediği bir şeyi yemek ister ki? Biraz anne sütüyle besledikten sonra yeni tatları keşfetmek ona daha eğlenceli gelecektir.
  • Ek gıda tüketimi nasıl olmalı? Ek gıda tüketimi, 6. aydan sonra anne sütünün bebeğe verdiği enerji yüzde yüz orandan daha azdır. Bu yüzden anne sütünün yanı sıra verilecek ek besinler bebeğin ihtiyacını karşılayacaktır. Ek gıda seçiminde ise domates, fıstık, bal gibi alerjen olan gıdalardan uzak durulmalıdır. Ek gıda ilk olarak 6. ve 7. aylarda verilen besinler yumuşak ve ezme kıvamında, 7. ve 8. aylarda çok pütürlü olmayan gıdalarla devam edilmelidir. Eğer bebeğiniz zamanla çiğneme yetisini kazandıysa püre şeklindeki yiyeceklere geçiş yapabilirsiniz. Daha sonraki 8. ve 12. aylarda ise çatalla ezilmiş püre halindeki besinlere geçilmelidir. Bebeğiniz 1 yaşına geldiğinde ise artık aile yemeklerini sizinle birlikte yiyebilir.
  • Ek gıdaya geçişte öğün sıklığı Anne sütünün verdiği enerji bebek geliştikçe azalmaya başlayacak ve daha fazla besine ihtiyaç duyacaktır. Bu nedenle, bebeğin beslenme dengesinde aydan aya değişimler olmaktadır. 6. ve 8. aylarda ek gıda için ayrılan öğün sayısı 2-3 iken, 9. ve 11. aylarda 3-4’tür. 12. ve 24. aylar arasında da öğün sayısı 3-4 olmalıdır. Eğer öğünlerdeki besinin enerji yoğunluğu düşükse veya bebek yeterli derecede anne sütü alamıyorsa öğünler arttırılıp azaltılabilir.
  • Dikkat edilmesi gereken besinler Anne sütüyle birlikte yola ek gıdalarla devam eden bebeğinizin beslenmesinde sakıncalı besinler bulunmaktadır. Tuz, daha böbrek sistemi gelişmemiş bebeğinizin vücuduna ayrıca bir yük olacaktır. Bebeğinizin yemeklerine tuz katmayarak böbrek sistemine dost bir yemek hazırlayabilirsiniz. Bal alerjen içerikli bir besin olduğu için 1 yaşına kadar uzak durulmalı. Aynı zamanda inek sütü de 1 yaşından sonra bebeklere verilmesi önerilir çünkü sindirim sistemi inek sütünü tam anlamıyla sindiremiyor. Bebekler için verilmemesi gereken önemli gıdalardan biri de şekerdir. Şeker hem faydalı besin grubuna girmezken hem de bebeğinizi vücudunu yoran, iştahsızlığa yol açan ve dişlerde çürüme riski yaratan bir gıdadır. Ek gıdaya geçişte kaçınılması gereken besinlerle ilgili daha detaylı bilgi için doktorunuza danışabilirsiniz.

“Ben Biraz Uyuyayım” Uyku Düzeni Uyku, gün içerisinde ‘gerçekten’ dinlendiğimiz andır. Bu yüzden insan hayatında olduğu kadar bebek gelişiminde de kesintisiz ve kaliteli bir uyku oldukça önemli bir yere sahiptir. Eğer, bebeğiniz sorunsuzca uyuyorsa ne mutlu size fakat geceleri bebeğiniz sık sık kalkıyor ve düzenli uyuyamıyorsa ona uyku eğitimi vermeniz gerekebilir. Bebeğinizin uyku düzeniyle ilgili merak ettiklerinizi sizler için anlattık.

  • Uyku var huzur var Yeni bir güne hazırlayan uyku, bebek gelişiminde de etkisi oldukça fazla; uykusunu iyi almış bir bebek gün içerisinde enerjik, mutlu ve huzurlu olur. Eğer, bebeğiniz ağlayarak uyanıyorsa hala uykusu var demektir ve uykusunu almamış bir bebek gün içinde sinirli, mutsuz ve asabi olur. Uykusunu tam alamayan bebeklerin beyin gelişiminde de gerilemeler gözlenmiştir.
  • Bebekler günde kaç saat uyur? Bebeklerde uyku süreleri; 1. ve 3. ay arası toplamda 18-20 saattir. 3. ve 6. ay arası 15-16 saatte düşen uyuma süresinde uyku yavaş yavaş geceye doğru kaymaya başlar. 6. ve 15. ay arası 13-15 saat gece, 2-4 saat ise gündüz uykusu yaparlar. 15. ve 24. ay arası ise uyku süresi aynı olsa da çift öğle uykusundan tek öğle uykusuna geçiş yapar.
  • Uyumak istiyorum ama… Az uyuyan anneler genellikle o uykunun bebeğine yettiğini ve çok uyuyan bir bebek olmayacağını düşünürler ama işin aslı öyle değildir. Bir bebek fizyolojik ya da psikolojik sağlık sorunları olmadığı sürece iyi uyuyabilir. Rutinlerine oldukça bağlı olan bebeğinizin rutini bozulduğunda da (tatil, misafir, doktor ziyareti vb.) uykuda sorun yaşayabilir. Bebeğiniz sorunsuzca uyuyorsa ne mutlu size fakat geceleri bebeğiniz sık sık kalkıyor ve düzenli uyuyamıyorsa ona uygun uyuma ortamını sağlayarak ve uyku eğitimi vererek bu sorunu ortadan kaldırabilirsiniz.
  • “Ohh ne güzel oda, tam da uyumalık” Rutinlere bayılan bebekler uyku öncesi buna ihtiyaçları vardır. Bebeği rahatlatan bu durum onun kaliteli ve iyi bir uyku çekmesini sağlar. Ona uyku öncesi ılık bir banyo ya da masaj yaparak rahatlamasını sağlayın. Eğer bebeğiniz yenidoğan evresini geçmişse ona masal okuyarak ya da süt içirerek bu geçişi sağlayabilirsiniz. Odasında canlı renkler yerine pastel renkleri seçerek uykuya dalmasını kolaylaştırabilirsiniz. Gürültüden uzak, sessiz ve çok ışık almayan bir oda, çok yumuşak olmayan bir yatak, hareketlerini engelleyecek kadar büyük bir yastık ve bir uyku arkadaşı ek yardımcılardan olacaktır.
  • Uykunun da eğitimi olur mu? Olur efendim olur. Dünyaya daha yeni gelen ve her şeyden bir haber ballı lokma tatlınız eğer uyumada sorun yaşıyorsa uyumayı da öğretmeniz gerekiyor. Bu süreç içerisinde sabırlı ve kararlı olmalısınız yoksa her vazgeçiş sürenin uzamasına neden olacaktır. Annelerimizden öğrendiğimiz sallayarak uyutma yöntemi yerine yatağında kendi başına uyutmak daha sağlıklıdır. Yenidoğan bebeğinizi başlarda onu yalnız bırakmak istemeseniz de sabırlı ve kararlı olduktan sonra bebeğiniz bu duruma uyum sağlayacaktır. İlk ay yarım kundak (kolların sarılır, bacaklar bol bırakılır.) yaparak ona anne karnındaymış hissi vererek huzurla uyumasını sağlayabilirsiniz. Eğer bebeğiniz uykuya dalmakta zorlanıyorsa ona anne karnını hatırlatacak kurutma makinası sesi ile uyutabilirsiniz. Tabi bunu belli bir süre sonra bırakmalısınız yoksa bağımlılık yapabilir.

Ferber ve Co-Sleep Yöntemleri Fındık kurdunuz uyumamak için ısrarcıysa bu yöntemlerle çözüme kavuşabilirsiniz. Ferber yöntemini bebeğinizin kolayca uykuya geçmesi ya da kendi başına yatması için kullanabilirsiniz. Genellikle 7 aydan büyük bebeklerde uygulanır. 7-10 gün içerisinde bebeğinizin kendi kendine uykuya geçmesini gözlemleyebilirsiniz. İlk olarak, banyo ya da ninni gibi bir rutin oluşturun. Daha sonrasında rutini gerçekleştirdikten sonra bebeğinizin odasından çıkın. Uygulamanın ilk gününde odadan çıktıktan sonra 3’er dakika aralıklarla odasına gidip onun yanında olduğunuzu hissettirin. Ağladığı ya da mızmızlandığı zaman onu kucağınıza almayın ve telkinlerle onu sakinleştirin. Takip eden diğer günlerde ise bakma aralığını 3’er ya da 5’er dakika arttırın. Ben bu yöntemde zorlarım diyorsanız sizi Co-Sleep yöntemiyle tanıştıralım. Co-Sleep yöntemi çocuğa güven ortamı sağlanarak uyumasına yardımcı oluyor. Yer yaştan ve her aydan bebeğe uygulanabilen bu yöntemde bebek ne kadar küçükse sonuç almak o kadar kolay oluyor. İlk gün yatağa yatırdıktan sonra yanına oturun ve ten temasına fazla girmeden onu telkinlerle sakinleştirin. Uyuyana kadar bekledikten sonra odadan çıkın. Bu durumu 4-5 gün devam ettirin. 5. geceden sonra ondan daha uzakta (kapısının yanı) oturun ve telkinlere devam edin. Eğer yataktan kalkmak istiyor ve ağlıyorsa onu sakinleştirdikten sonra yine yerinize gidin. Yaklaşık 15 günün sonunda iyi geceler dedikten sonra odasında beklemeden çıkın.

Harekete Geçme Vakti Geldi Motor gelişimi vücudun hareket sistemiyle ilgilidir. Hareket edebilme yeteneği ne kadar gelişmişse motor beceri gelişimleri de o kadar geliştiği anlamına gelir. Motor becerileri ise kaba ve ince motor becerileri olarak 2 ‘ye ayrılır.

  • Kaba motor gelişimi Kaba motor becerileri büyük kas kitlelerinin hareketlerini kapsamaktadır. Koşma, yürüme, zıplama, dans etme, atlama ve yüzme gibi hareketler büyük kas gruplarını harekete geçirir. Bebeğinizin bu gelişim yolculuğuna katkıda bulunmak için sizde ona kaba motor becerilerini geliştirecek hareketler yaptırabilirsiniz.
    • 0-1 yaş arası Bebeğiniz ilk birkaç ayında yüzüstü hareketler sergileyecektir. Bu sürede onun etrafına ilgi çekici bir nesne veya oyuncak koyarak ona uzanmasını ve oynamasını sağlayın. Bu onun hem hareket etmesine hem de ona çevresini gözlemleme imkanı sunacaktır. Yavaş yavaş destekli oturma zamanları geldikçe onu kucağınızda oturtarak ve bir oyuncakla dikkatini çekerek sıkılmamasını sağlayın. Böylece bebeğinizin oturma alışkanlığı zamanla yerleşir. Desteksiz oturmaya başlayan bebeğiniz için artık oyun oynama vakti geldi. Top yuvarlamalı, araba sürmeli oyunlar kol kasları için biçilmiş kaftan. 7 ve 10. aylar arasında hafif hafif emeklemeye başlayan bebeğinizin uzağına oyuncak koyarak onu almasını isteyebilir, hedefine ulaştığında onu alkışlayarak destek verebilirsiniz.
    • 1-2 yaş arası Artık yürümeye başlayan bebeğinizin özgürlük alanı gittikçe genişliyor. E haliyle hareketi de artıyor tabi. Evde ‘survivor’ gibi küçük etaplı oyunlar düzenleyebilirsiniz. Bu tarz oyunlar yönerge izleme becerisini de geliştirecektir. Ev içerisinde ya da dışarıda yapacağınız aile içi rekabet ve eğlenceleri anlara yol açan yumurta yarışı tam bu iş için. Yumurtaları kaşığa yerleştirin ve belirli bir yere kadar düşürmeden götürmeye çalışın. Toplu oyunlarda bacak kaslarının gelişimi için oldukça önemlidir. Hafta sonları ailecek evin içinde yumuşak bir topla futbol günleri düzenleyebilirsiniz. Hatta, havalar ısınmışsa dışarda top oynamanın zevki bir başka olacaktır. Ayrıca, parmak boyasıyla top boyama gibi oyunlar çocuğunuzda nesneyi kavrama ve hareket ettirme becerilerini geliştirecektir.
  • İnce motor gelişimi İnce motor becerileri el ve ayak kas kitlerinin gelişimiyle ilgilidir. Kaba motor becerilerine göre daha sonradan gelişmeye başlayan bu beceri, kalem tutma, yazı yazma, ilikleme ve düğüm atma gibi durumları kapsar. Makas ve boya kalemi gibi bir şeylerle yapılan etkinlikler ince motor gelişimi için birebirdir.
  • 0-1 yaş arası 4. aydan itibaren ince motor gelişimi artış göstermeye başlar. El ve parmak ile kavrama ve el-göz koordinasyonu kurma becerisi ince motor gelişimi için önemli aşamalardır. Bu aşamalar tamamlanıp koordineli bir şekilde yapıldığı zaman yazı yazmaya başlayabileceğini de gösterir. 4. aya kadar görüş mesafesindeki nesneye uzanmaya çalışan bebeğiniz, şimdiler de ise elindeki nesneyi sıkar hale gelir. Eline aldığı nesneyi ağzına götürebileceği için ‘aman dikkat!’ her an boğazına bir şey takılabilir. El becerileri günden güne gelişen bebeğiniz artık çıngırağını bir elinden diğerine taşımaya başlar. Ona ilgi çekici ve renkli küp küp oyuncaklardan alarak el becerileri üzerinde daha çok çalışmasına yardım edebilirsiniz. 6. aydan itibaren iki eliyle bir nesneyi tutabilir ve aynı anda iki nesneyi alıp tutabilir. Zamanla o tombik işaret ve baş parmağıyla bir nesneyi tutabilir hale gelecek. Halka ve çubuklu oyunlar bu dönemlerde onun için oldukça yararlı olacaktır. Bunun yanı sıra, tutma becerisinin gelişmesi için boş bir ıslak mendil kabına eşarp doldurun ve çocuğunuzdan eşarpları çekerek çıkarmaya çalışmasını isteyin. Kadranı, düğmeleri ve tutacakları olan oyuncaklar da verebilirsiniz. Gece yatmadan önce ona masal okurken sayfalarını çevirmesine izin verin. Ona masal okumanızdan oldukça mutlu olan bebeğiniz bir de işe dahil olunca masal okuma saatini dört gözle bekleyecek.
    • 1-2 yaş arası Bu dönemle birlikte resim defterleri odaların dört bir yanında çünkü artık bebeğiniz 15. aydan itibaren boya kalemi kullanabilir. Bu dönemde el ve kol kullanımı daha kaba şekilde gerçekleştiğinden, boya yaparken bebeğiniz kolunu omuzdan kuvvet alarak yapacaktır. Ayrıca, daha yeni boyamaya başlayan bebeğinize büyük boya kalemleri vermeniz onun daha rahat boyama yapmasına neden olacaktır. Boya kalemi yerine büyük tebeşir parçaları veya parmak boyası da verebilirsiniz. 2 yaşından itibaren ise karalamaları daireselleşecektir. Şeker ve sakız gibi küçük ambalajları açabilir. Aynı zamanda, kavanoz ve şişe kapaklarını da açabilir. Açtıktan sonra sizce de bir alkışı hak etmiyor mu?

Sosyal Gelişim Becerileri Doğumdan birkaç hafta sonra başını kaldırmaya başlayan miniğiniz çevresini fark eder ve artık iletişim kurmanın adımlarını atmaya başlar. Böylece sosyal gelişimi de başlamış olur. İlk başta ağlayarak kendini ifade edebilen bebeğiniz 2. aydan itibaren gülerek ilk sosyal tepkisini verecektir. İlk gülüşünü yakaladığınızda tarifsiz bir mutluluk yaşayacağınız sizi de gülümsetti değil mi? Bakalım miniğiniz daha neler yapacak…

  • 1 yaş arası Etrafa cin gibi bakan bebeğiniz çevresini tanımak istiyor ve elinden geldiğince gözlemlemeye çalışıyor. İsteklerini çılgın ağlamalarla belirtse de zamanla mutlu olduğunda küçük gülümsemelerle içinizi ısıtacak. Bu durum zamanla hangi konularda mutlu ya da mutsuz olduğunu bildirmesini sağlayacak. Yeni yüzlere karşı ciddi ve inceleyici bakışları tamamen tanımak istemesinden kaynaklı. Onları düşman sanmıyor yani. Şaka bir yana, 3 ve 6. aylar arasında bebeğiniz anne ve babasını yabancılardan ayırt edecek konuma gelir. Bu en başta anne ve baba ile sınırlı kalsa da daha sonrasında eve sık sık ziyarete gelen yakınları da içermeye başlar. Sevmediği kişileri ona ilgi göstermemesinden anlayabilirsiniz. Ayrıca, 6 ve 9. aylar arasında çocuklarda yabancı korkusu gözlemlenir. Eve yeni gelen biriyle ilgilenmemesinin nedeni bu da olabilir. Algıları gelişmeye devam eden bebeğiniz ismi bir yerde geçtiğinde sizi dikkatle dinlemeye başlayacaktır. Siz ona komik şeyler yaptığınızda kahkahalarla gülecek, sert bir şekilde konuştuğunuzda da size ‘n’oluyor ya?’ bakışı atabilir. Eğer yaptıklarınıza ya da söylediklerinize karşı tepki vermiyorsa ve bu durum sizi endişelendiriyorsa doktora danışmanızda fayda var. 6. aydan itibaren yavaş yavaş ‘dada’ ve ‘ba’ gibi sesler çıkarmaya başlayan bebeğiniz konuşmak ve kendini ifade etmek için oldukça hevesli. Tam anlamıyla konuşamasa da en kötü jest ve minikleriyle sizinle etkileşime geçmeye çalışacaktır. Onun bu çabasını desteklemek için ona basit sorular sorup cevap vermesini bekleyebilirsiniz. Bebeğinizle bağınız güçlendikçe onun sizden ayrılması daha da zorlaşacak ve ayrılma kaygısını ortaya çıkaracaktır. 8 ve 14. aylarda bu duygu yükselişe geçiyor. Bir yere gittiğinizde feryat figan bir ağlamayla karşılaşabilirsiniz. Size ait olan bir eşyayı ona vermek iyi bir fikir olabilir.
  • 1-2 yaş arası Yürümeye başlayan bebeğiniz için artık dünya, aşağıdan bakılan bir yer değil. Yürümesiyle birlikte dünyaya bakışı da değişecek olan bebeğinizde ‘ben’ duygusu da artıyor. Bu durum başta sevimli gözükse de ilgi odağı olma isteği aşırıya kaçtığında sorun yaratabilir. Artık yaşıtlarıyla oynamaya başlayan miniğiniz ‘benim’ duygusuyla oyuncaklarını paylaşmak istemeyecektir. Hatta bu durum kalabalık arkadaş gruplarına girmek istememesine bile yol açabilir. Paylaşma duygusunu ona aşılayarak zamanla bu korumacı davranıştan kurtulabilirsiniz. Kelime bilgisi ve iletişim becerileri arttıkça anlama becerisinin de geliştiğini göreceksiniz. Temel komutları anlamak dışında karşılık vermeye de başlar. Onunla bol bol konuşarak kelime bilgisini arttırabilirsiniz. Ayrıca, hangi davranışın doğru ya da yanlış olduğunu öğretmeniz için bu dönemler idealdir.

Mutlu ve uyumlu çocuklar İleride mutlu ve uyumlu bir çocuk olmanın sırrı bebeklik dönemlerinden geçiyor ve bu konuda ebeveynlere çok iş düşüyor. Ebeveynlerini rol model olarak gören bebekler aslında aileden ne görürlerse onu yapmaya daha meyillidirler. Mutlu ve uyumlu bir çocuk yetiştirmek için dikkat edilmesi gerekenleri sizler için hazırladık. Koşulsuz sevildiğini bilmek çocuğunuzda bir güven kapısı açacaktır. Yaşı ne olursa olsun, hatta minicik 1 aylık bebek olsun çocuğunuz sizden o sevgiyi alır. Bu duyguyla büyüyen çocuklar ailelerine her zaman güvenebileceklerini bilir ve onları güvenli bir liman olarak görürler. Mutlu bir evlilik mutlu çocuklar yetiştirmeniz anlamına da gelir. Doğumdan sonra ilginiz bebeğinizin üstünde olsa da eşinizle olan bağınızı kaybetmeyin. Ev ne kadar huzur olursa, çocukta o kadar huzurlu olur. Sıkça gerilim yaşanan bir evde çocukta mutsuz olacak ve kendi hayatına yansıyacaktır. Minik kuşunuz artık yürümeyi öğrendi ve kendi özgürlük alanı genişledi. Bu durum annelerde tedirginlik yaratsa da onun her hareketini takip edip, hareketlerine müdahale etmek ilerde daha büyük sorunlara yol açacaktır. Hareketi kısıtlanan bir çocuk kendini öz güvensiz, endişeli ve yeni deneyimlere karşı korkak hissedecektir. Olumlu olmak çocuğunuzda da pozitif bir etki yaratacaktır. Olumsuz yaklaşım ve düşünceler huzursuz ve agresif bir hava katar. Sonucunda da çocuğunuz saldırgan tavırlar gösterebilir.

Aşı Takvimi Evet, farkındayız. Gözünüzden bile sakındığınız bebeğinizi, kocaman iğnelerle ağlatmak istemiyorsunuz. Siz gözünün içine bakarken, onun canının yanmasına tahammül edemiyorsunuz. Bu ‘kıyamama’ durumunu fazlasıyla anlıyoruz ancak devamında oluşabilecek muhtemel sıkıntılar, inanın bu durumu daha zor kılacak. Aşı, ileride yaşamanız muhtemel olan sağlık sorunlarını önemli ölçüde azaltır; sonradan hastalık ile uğraşmaktansa önceden önlemini almanız hem sizin hem bebeğinizin yararına olacaktır. Aşı yöntemi ile bebeğinizin bağışıklık sistemi, mikroplara karşı bir savunma elde eder. Böylelikle ilerde vücuduna mikrop girerse, bunlarla savaşacak güce sahip olur. Elbette hiçbir aşı %100 olarak koruma sağlamaz ancak birtakım tehlikeleri önemli ölçüde önler. Aşı olduktan sonra, ufak yan etkiler görülebilir ancak bunlar zamanla düzelir; bebeğiniz herhangi bir zarar görmez. Aşı sonrasında şişlik ve kızarıklık görülebilir, yanı sıra huzursuzluk da yaşanabilir. Ateş yükselmesi de bunları tetikleyebilir ama finalde her şey bebeğinizin sağlığı için. Peki bebeğinize hangi ay hangi aşılar yapılmalı? Aşı takvimini sizlerle paylaşıyoruz.

Biberon Seçiminde Nelere Önem Vermeli? Bazı bebekler her biberonla mutlu olabiliyorken, bazıları ise biberon konusunda seçicilik yapabiliyor. Bu yüzden bebeğinizin rahatça beslenebilmesi için yapacağınız biberon seçimi oldukça önemli.

  • Biberon çeşitleri Cam, plastik ve silikon olarak 3’e ayrılır. Cam biberonlar, içerisindeki sıvıyı en iyi muhafaza edendir. Sterilizasyon için sadece sıcak su ile yıkamak yeterli oluyor. Cam biberonlarda dezavantaj yaratan durum ise kırılması veya çatlamasıdır. Bu yüzden daha yeni biberonla tanışan bebeklere cam biberonlar önerilmez. Plastik biberonlar, kırılma veya çatlama gibi olası durumlarda daha avantajlı durumdadırlar. Plastik yapısından dolayı biberon üzerinde çizilmeler olabilir. Aynı zamanda, sterilizasyonlarını gerek sıcak gerekse soğuk suyla sağlayabilirsiniz. Ayrıca, minik bebeğinizin plastik biberonu kavraması ve taşıması daha kolaydır. Plastik biberonlarda mutlaka dikkat edilmesi gereken bir husus da Bisfenol A(BPA) olarak adlandırılan maddeyi içermemesidir. Silikon biberonlar, Bisfenol A(BPA) içermiyorlar. Ancak, bulunması zor ve fiyatı oldukça pahalı.
  • Biberon boyutları Biberon boyutlara yaş ve kullanım türüne göre değişiklik gösterir. Bebeğinizin ilaç ve vitamin alımlarında yeterli olan miktar 50 ml’dir. 90 ila 120 ml’lik biberonlar ise bebeğin ilk haftaları için uygun olup meyve suyu ve su içimleri için kullanılabilir. 120-150 ml’lik biberonlar ilk aylar için kullanılır. Su ve ara öğünler için idealdir. 240-260 ml’lik biberonlar ise üç ila altı aylık bebekler için kullanımı uygundur. Son olarak, 320-340 ml’lik biberonlar ise biraz daha iştahlı bebeklerin 1 yaşına kadar kullanabileceği boyuttadır.

Emzikler Biberon kullanmaya başlayan bebeklerde biberon seçimi yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli şeylerden biride emziklerdir. Her yaşa ve gelişime uygun olarak farklı tasarlanan emziklerde sütün gelme akışı önemlidir. Tek delikli emzikler yavaş akışlı olduklarından yeni doğan bebekler için idealdir. Üç aydan sonra orta akışlı emziklere geçmek, 6 aydan sonra da hızlı akışlı emziklere geçmek uygundur ama tabi ki bu geçişleri bebeğinizin gelişimi belirleyecektir. Bebeğiniz için doğum çantasında neler olmalı? Doğum öncesi hazırlıklar içerisinde hastane çantası hazırlama en telaşlı ve bazen eli ayağı karıştıran olaylardan bir tanesi. Konuyla ilgili uzmanlar hastane çantası hazırlama sürecinin hamileliğin 32. haftasından itibaren uygun olduğunu söylüyor. Bu yüzden sizin kafa karışıklığınıza da yardımcı olacak bir yazı hazırladık. Yeni doğmuş miniğinizin dünyayla tanıştığı bu ilk günde yanınıza alacağınız zıbın ve tulum ilk an kıyafetleri olacak. Her türlü kazaya karşı en az 5 adet bulundurmanız ihtiyaç halinde zorlanmamanıza yarayabilir. Doğum sonrası çıkacağınız oda sıcak olacağından şapka ve mont gibi kıyafetlere ilk başta ihtiyacınız olmayabilir fakat soğuk kış günlerinde doğum yaptıysanız iş değişir. Yumuşacık bir battaniye doğum çantası içinde olması gerekenlerden biri. Onu tutarken bir yandan kokusunun battaniyeye sinmesi de cabası. Yenidoğan bebeklerin 2 saatte bir beslendiklerini ve her beslenme sonrası tuvaletini yaptıkları düşünülürse bebek bezini unuttuğunuz an sonunuz olabilir. Hassas bir cilde sahip olan bebeğiniz için muslin bezler tam bir kurtarıcı görevi görüyor. Yumuşaklığıyla sizi mest edecek bu bezler bebeğinizin her türlü ihtiyacına çözüm olacak: ter bezi, alt değiştirme örtüsü, diş çıkarırken salya bezi… Hastane çantası hazırlarken eşinizi de bu seremoniye katılmasını sağlayın. Böylece, sizin dışınızda bebeğinizin ne gibi ihtiyaçları olduğunu bilecek bir yardımcı yanı başınızda olacak.

Hidroten ile CİLDİNİ NEMLENDİR
Cilt en önemli hazinelerden biridir. Sağlıklı bir cilde sahip olmabilmek için korunması, nemlendirilmesi ve iyi bir bakıma tabi tutulması gerekmektedir. Özellikle nemini kaybetmiş, kuru ya da tahrişe meyilli ciltlerin bakımına özen gösterilmesi, erken cilt yaşlanmasını da engelleyebilecek faktörlerdendir. Cildi nemlendirmek cilt bakımının temelini oluşturmaktadır.

  • Genellikle çevresel koşullardan ya da yaştan dolayı cilt nem kaybetmektedir. Özellikle el ve yüz bölgesinde görülen nem kaybını önleyecek ürünler kullanılmalıdır. Bu ürünler genellikle su bazlı ürünlerdir.
  • Kurumuş ya da tahrişe eğilimi olan ciltler ise genellikle yağ eksikliği nedeni ile su kaybı yüksek olan ciltlerdir. Gergin ve tahrişe meyilli bu ciltlerin nemlendirilmesi ve onarılması için de yağ bazlı ürünler önerilmektedir.

Güçlü formülasyona ve yüksek performansa sahip Hidroten nemlendirici krem ve onarıci krem de bu amaçlara hizmet etmektedir.
Hidroten İle BEBEĞİNİ KORU
Bebek cildi yetişkinlere göre çok daha ince ve hassastır. Diş etkenlere karşı savunmasızdır. Özellikle yenidoğan cildinin pH değeri erişkinlerden farklı olduğu için uygun formülasyonlu ürünlerin kullanılması gerekmektedir.

  • Bebeklerin bakımında özellikle pişik önleme ve giderme konusunda mutlaka etkin formülasyona sahip, hassas cilt ile uyumlu, zararlı içeriklere sahip olmayan , cildin bariyerini güçlendirecek özelliklere sahip ürünler tercih edilmelidir.

Hassas formülasyona ve yüksek perfomansa sahip Hidroten pişik kremi bebek pişik bakımı için ideal bir üründür.
Sıkça Sorulan SORULAR
  • Cilt neden nem kaybeder?
  • Derinin en üst tabakasının yaklaşık %10-13’ ünü su oluşturur. Bu tabakadaki su içeriğinin azalması deride kuruluk, çatlama ve kaşıntıya yol açar. Deriden su kaybı süreklidir. En basit yolla yani deriden buharlaşma ile kaybedilen su derinin daha alt tabakalarının sağladığı suyla desteklenir. Ancak sık banyo, güneş ışığına bağlı etkiler, kuru hava akımlarına maruz kalma, derinin yaşlanması sonucu sıvı kaybı artmakta ve deride kuru, pürüzlü ve kepekli bir görünüm ortaya çıkmaktadır. Genellikle sık banyo veya fazla miktarda sabun, deterjan kullanımının katkıda bulunduğu deri kuruluğu, asıl olarak içinde tuttuğu suyu yavaş yavaş veren "nemlendirici" denilen bazı maddelerle veya derinin nemlendirilmesinden sonra, suyun uçmasını önleyen bir başka maddenin cilde uygulanmasıyla sağlanır. Nemlendiricilerin asıl işlevleri derinin en üst tabakasının yeniden nemlenmesini (rehidratasyon) sağlamaktır. Derinin neminin korunması veya nemlendirilmesinin sağlanmasında çeşitli yöntemler vardır.
  • Cilt yaşlanması nasıl oluşur?
  • Deri yaşlanması fotoyaşlanma ve kronolojik yaşlanma olarak ikiye ayrılır ve yaklaşık % 80-90’ını UV kaynaklıdır.Deri yaşlanmasında en etkili faktör ultraviyole ışını olmakla birlikte hormonlar, besinler, sigara, kuru deri ve yer çekimi diğer etkili faktörlerdir. Deri yaşlanmaya bağlı değişikleri en belirgin olarak gösteren kompleks ve dinamik bir organdır. Yaşlılık 65 yaş üstü olarak tanımlansa de derinin yaşlanması doğum ile beraber başlar ve 20 yaşından itibaren deride yaşlanmaya ait belirtiler ortaya çıkar.
  • Nemsiz cilt ile kuru cildin farkı nedir?
  • Kuru cilt yeterince yağ üretemez. Su kaybetmiş cilt ise nem/su tutamaz; ince çizgi ve kırışıklıklar belirginleşir.Kuru ya da suyunu kaybetmiş cildinizin nemini arttırmak zordur, dıştan nemlendirici desteği faydalı olacaktır. Eğer kuru bir cilde sahipseniz bu cildinizde yağın eksik olduğu anlamına gelir,nemsiz cilt ise cildinizde su eksikliğinin habercisidir.
BİZE NASIL ULAŞABİLİRSİNİZ?
  • Merkez Ofis :Saray Mah. Dr. Adnan Büyükdeniz Cad. No:14 Ümraniye 34768 İSTANBUL
    Tel: 0216 633 6000
    Faks:0216 633 6001